Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/109 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/1065 Esas, 2021/1360 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Tanık beyanlarının çelişkili olup mahkeme huzurundaki beyanlarının dikkate alınması gerektiğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama işlemlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli hırsızlık suçundan dolayı verilen Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/159 Esas 2014/26 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olan ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılan Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/168 Esas 2014/78 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş;
Ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/1065 Esas, 2021/1360 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesindeki "2- Daha ağır sonuç ceza içeren Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/168 esas, 2014/78 karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasından dolayı sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması yerine, daha az ceza içeren Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/159 esas, 2014/26 karar sayılı ilamı ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl hapis cezasının TCK'nın 58. madde uygulamasına esas alınması," ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki "2- Hükmün tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine ''Sanığın Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/168 esas, 2014/78 karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyeti dikkate alınarak, sanığa verilen cezanın TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik uygulanmasına, ancak yanılgılı uygulama içeriği dikkate alınarak kazanılmış hak da gözetilmek suretiyle, infaz aşamasında tekerrüre esas olarak 2 yıl hapis cezasının nazara alınmasına'' ibarelerinin eklenmesi" kısımlarının çıkartılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/159 Esas ve 2014/26 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak sanığa verilen cezanın TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik uygulanmasına," sözcüklerinin yazılması suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.