SAYISI: 2022/İHK-22127
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığını, KTK'nin 111 inci maddesi gereğince anlaşmanın iptali gerektiğini, müvekkilinin maluliyet oranında artış bulunduğunu, yeni oluşan duruma göre tazminata karar verilmesi gerektiğini açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 41.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasında arabuluculuk anlaşma tutanağı imzalanarak davalı ... şirketinin ibra edildiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; sigorta şirketine davadan önce yapılan başvuru ekinde sunulan maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlenmediği, raporda maluliyet artışının bulunduğuna dair ibare bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
A.İtiraz Sebepleri
Davacı vekili, davadan önce sigorta şirketine başvuru sırasında sunulan raporun yönetmeliğine uygun bulunmadığının ileri sürülmesinin dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, sunulan raporun yürürlükteki mevzuata uygun olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında 16.03.2020 günlü Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Anlasma Belgesi düzenlenmiştir. İş bu tutanağa göre, (iş bu davadaki davacı) ... Kurt, 24.09.2019 tarihindeki kaza sebebiyle, sürekli ve geçici iş görmezlik zararları için (iş bu davanın davalısı) Anadolu Sigortanın sigortaladığı... plaka sayılı aracın hukuki sorumluluğu kapsamında anlaşmışlardır. Arabuluculuk Kanunu'nun 18.maddesine göre (5) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Bu bağlamda, taraflar arasında uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin arabuluculuk anlaşması imzalanmış olması sebebiyle, anılan Kanun hükmü gereğince, dava açılamayacaktır. Gerçi davacı taraf, talebini maluliyet durumunda artış olduğu iddiasına dayandırmaktadır. Ne var ki, davacının sunduğu T.C...Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş 06.07.2021 tarihli raporda, arabuluculuk anlaşma tutanağının düzenlenmesinden sonra davacının maluliyetinde bir artış olduğu hakkında bir tespit yoktur. Bu yönden, davacının sürekli ve geçici iş görmezlik talebinin usulden reddedilmiş olmasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Hal böyle olmakla birlikte, eldeki davada davacı, arabuluculuk anlaşma tutanağında olmayan, geçici bakıcı gideri talebi de vardır. Geçici bakıcı giderinden davalının dosya kapsamına göre sorumlu tutulması gerekir" gerekçesiyle davacı vekilinin bakıcı giderine yönelik itirazı dışındaki diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; sigorta şirketince davadan önce ödeme yapılıp sonra da usulüne uygun başvuru bulunmadığının ileri sürülmesinin dürüstlük ve iyiniyet ilkelerine aykırı olduğunu, sunulan raporun yürürlükteki yönetmeliğe uygun olduğunu, maluliyet artışı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin hatalı olduğunu, çünkü davadan evvel yapılan ödemede alınmış bir sağlık kurul raporu olmadığını, davadan önce herhangi bir sağlık kurul raporu olmadan epikriz raporu ve diğer belgeler esas alınarak ödeme yapıldığını, arabuluculuk anlaşma tutanağının kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, maluliyet raporunun arabuluculuk tutanağından sonra düzenlendiğini, arabuluculuk belgesi düzenlendikten sonra müvekkilinin ağrılarının ve hareket kısıtlılığının arttığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik ödeme olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 inci maddeleri, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesi gereğince dava açılamayacak olmasına göre karar, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi
(Karşı Oy)
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), arabuluculuk anlaşmasının maluliyet raporu olmadan düzenlendiği iddiasıyla eldeki davayı açmış; Hakem Heyetleri tarafından davacının arabuluculuk anlaşma belgesi ile davalıdan tazminatı aldığı, maluliyette gelişen duruma ilişkin bir tespitin sunulan raporda yer almadığı, arabuluculuk kapsamında anlaşma sağlanan hususlarda yeniden dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacının temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmiştir.
Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava ya da ihtiyari arabuluculuk yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk yoluyla davalının tazminat ödemesi yaptığı Hakem Heyetlerinin kabulünde olup, davacı ise maluliyet raporu olmaksızın belirlenen tazminatın tahsilinden sonraki dönemde maluliyetinin % 30'a yükseldiğini iddia etmektedir. Bu itibarla, arabuluculuk kapsamında yapılan ödemeye esas alınan maluliyet oranının ne olduğu da belirlenip bu maluliyette zaman içinde gelişen durum olup olmadığının özel olarak incelenmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk dosyasının dosyaya kazandırılması ile o dosyada maluliyet raporu bulunup bulunmadığı da dikkate alınarak, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesi, arabuluculuk anlaşma tarihinden (16.03.2020'den) sonra davacının maluliyetinde artış olup olmadığı ve varsa bu artışın oranı üzerinde duran ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve cetvellerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.