Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şahıs arasında "Reis" isimli filmin çekimlerinde yönetmenlik yapılması için imzalanmış olan bir sözleşmenin bulunduğunu, sözleşme uyarınca tarafların filmin yapım sürecinde öğrenilen bilgilerin sözleşmenin karşı tarafının onayı olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşılmayacağını taahhüd eden gizlilik maddesini kabul ettiklerini, davalının ise sözleşmede düzenlenmiş bu hükme rağmen film vizyona girmeden müvekkili şirketin ve filmin yapım sürecinde yaşanılan ticari sır niteliğindeki bir çok bilgiyi basına açıkladıklarını, sözleşmede gizlilik hükmünün de ihlali durumunda tarafların ödeyeceği kabul edilen cezai şart maddesinin bulunduğundan cezai şart bedelinin talebini içeren icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile faizi ile birlikte takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin verdiği röportajlara ilişkin hangi hususun "gizli bilgi" olduğunu ve gizlilik ilkesinin ihlaline neden olduğunun açıklanmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde sözleşmenin filmin içeriği ya da film/sözleşme dolayısı ile öğrendiği herhangi bir bilgiyi paylaşmadığını, müvekkilinin yaşadığı bir takım sıkıntılardan bahsettiğini, yaşadığı bu sıkıntıların gizli bilgi kapsamına sokulamayacağını belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf davalı tarafından sözleşmenin gizlilik başlığında düzenlenen yükümlülüklerini ihlal ettiği, sözleşmedeki cezai şart talep şartlarının oluştuğundan bahisle davalı aleyhine takip yapmış ise de gerek dava dilekçesinde gerekse aşamalarda davalının hangi açıklamalarının sözleşmenin gizliliğini ihlal niteliğinde olduğunu somutlaştırmamış olup, davalı tarafından yapılan açıklamalar dikkate alındığında yapılan açıklamaların sözleşmenin ifasına yönelik gizli ve ticari bilgilerin açıklanmasından ziyade filmin gişe başarısızlığının değerlendirilmesine yönelik eleştirel değerlendirmeler olduğu şu hale göre bu açıklamaların gizlilik hükümlerinin ihlali niteliğinde kabul edilemeyeceği dolayısıyla cezai şart talep şartlarının oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla davalının cezai şart tahsil istemine dayalı takibe yaptığı itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 8 inci maddesine göre davalı tarafın edimini teşkil eden, film yönetmeliği işinin icrası sebebi ile öğrenilmiş olan, taraflar arasında gizli olduğu ayrıca bildirilmeksizin tüm bilgilerin gizli bilgi ve ticari sır olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı tarafından basın kuruluşlarına verilen beyanlar incelendiğinde bu beyanların basit birer eleştiri mahiyetinde olduğunu ve yönetmen olmayan sokaktaki her sıradan kişinin ulaşılabileceği bilgiler olduğunu söylemenin hem hukuka hem hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, film ekibinde eleman çıkartılması bilgisinin herkesin sahip olabileceği bir bilgi olmadığını, film yapım ekibinde çalışan bir kişinin bilebileceği türden bir bilgi olduğunu, davalının tüm beyanlarında ifade etmiş olduğu bilgilerin, davalının yönetmenliği sebebiyle öğrenmiş olduğu bilgiler olduğunu, paylaşılması halinde film gişesinin bu durumdan kötü etkileneceği sebebiyle sözleşmeye gizlilik şartı konulduğunu, bilgilerin davalı tarafından paylaşılmasıyla filmin izlenme oranının düştüğünü, davalı şahsın filmin izleyici sayısını düşürmeyi hedefleyerek filmin yapım süreci ile ilgili ve film şirketinin borçları ile ilgili kamuoyuna ifşalarda bulunarak açıklamalar yaptığını, davalının açıklamalarının sözleşmede yer alan gizliliğin ihlali olup cezai şartın meydana geldiğini açık şekilde gösterdiğini, İlk Derece Mâhkemesinin tarafların iradesini yok sayarak hukuka aykırı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporuna dayanak hüküm kurması sebebiyle kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, gizliliğin ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin 8 inci maddesi "taraflardan her biri diğer taraf hakkında bu sözleşme ile ilgili ve /veya sözleşmenin ifası dolayısıyla öğrendiği, üçüncü kişilerce yasal yollarla bilinenler dışındaki taraflar arasında gizli olduğu bildirilsin ya da bildirilmesin tüm bilgileri gizli veya ticari sır olarak kabul etmeyi ve bu bilgileri yasal zorunluluklar hariç diğer tarafın yazılı izni olmadan 3 üncü kişilere vermemeyi açıklamamayı kamuya duyurmamayı veya bu şekilde sonuçlanacak davranışlardan kaçınmayı taahhüt ederler. İşbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bu maddede yer alan yükümlülükler sona erme tarihinden itibaren 5 yıl boyunca yürürlükte kalacaktır." hükümlerini içermektedir.

Davalı, film vizyona girmeden önce yaptığı röportajda "Ekibe ödemeyle ilgili yeni sözler verildi ama maalesef yine tutulmadı", "filmin post prodüksiyon kısmı bana yaptırılmadı", "Yapılan müzik eksik, dublaj, 3D çalışmalar çok kötü yapılmıştı. Hatta kurguda manasız değişiklikler bile yapmışlardı. Neyse kurguyu tekrar yapan müzisyenle görüştüm. Tam o sırada vizyon tarihi ertelendi. İşi de durdurdular.", "yapımcının bana vereceği bir senaryo bile yoktu ortaklıkta, senaryo yazdırmakla işe başladım." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Bu beyanlar, sözleşmenin ifası dolayısıyla öğrenilmiş, kamuya duyurulmaması gereken gizli hususlara ilişkin olduğundan sözleşmenin gizlilik başlıklı 8 inci maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenlerle Mahkemece, davalı tarafından yapılan açıklamalar dikkate alındığında yapılan açıklamaların sözleşmenin ifasına yönelik gizli ve ticari bilgilerin açıklanmasından ziyade filmin gişe başarısızlığının değerlendirilmesine yönelik eleştirel beyanlar olduğu şu hale göre bu açıklamaların gizlilik hükümlerinin ihlali niteliğinde kabul edilemeyeceği şeklindeki değerlendirme doğru görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.