Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11 ve 96,130 ada 5 ve 6,131 ada 3,4,6 ve 7,135 ada 1,3,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı-davalı ... ve ... ... tarafından davalı-davacı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. ... ve arkadaşları satın almaya, tapu kaydına, yoklama kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, katılan davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Katılan davacılar değişik tarihlerde tapu senedi fotokopisi ve yoklama kaydı ibraz ettikleri halde hangi davacının hangi tapu kaydına dayanarak hangi parsel hakkındaki davaya katılmak istediği sorulup saptanmadığı gibi dayanakları tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmemiş, yoklama kaydının tasdikli olup olmadığı da sorulmamış, dava konusu taşınmazlara komşu ... ...'ndan sonra ... Köyü kadastro çalışma alanında kalan taşınmazları bir arada gösterir birleşik kroki ve komşu parsel tutanakları ile varsa dayanağı kayıt ve belgeler de getirtilmemiştir. Öte yandan tapu ve yoklama kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle katılan davacı tarafın hangi parsel hakkında hangi tapu ve yoklama kaydına tutunduğu belirlenerek dayanılan kayıtlarla davacılar arasındaki akdi irsi ilişki tespit edildikten sonra bu kayıtların ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak revizyon görüp görmediği belirlenmeli, başka taşınmazlara revizyon görmüş ve davalı oldukları saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, yoklama kayıtlarının tasdikli olup olmadıkları sorulup saptanmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının haritalarının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, dava konusu taşınmazların batısında bulunan ... ...'dan sonra gelen ... Köyü kadastro çalışma alanında bulunan komşu taşınmazların tunaklarının tasdikli örnekleri ile varsa dayanağı kayıtları getirtilerek dava konusu taşınmazları ne okuduğu üzerinde durulmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu ve yoklama kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava konusu taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, katılan davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde katılan davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.