5237 sayılı TCK'nın 179/3,50,52,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı 23.05.2007 tarihinde verilen hükmün sanık tarafından temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında Cumhuriyet Savcılığınca sürücü belgesinin geri alınması cezasının ancak taksirli suçlarda uygulanması mümkün iken kasıtlı suç olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu açısından uygulanıp uygulanmayacağı konusunda oluşan tereddütün giderilmesi için mahkemesinden talepte bulunulduğu, mahkemece bu konudaki hatanın düzeltilmesi için Kanun Yararına bozma yoluna gidilmesi gerekçesi ile Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulduğu, Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğünce 23.05.2007 tarihli hükümdeki yasa yolunun usulüne uygun bildirilmediği ve kararın usulünce kesinleşmediğinden bahisle evrakın iade edilmesi üzerine, sanığa yeniden yapılan tebliğat üzerine sanığın hükümden sonra atadığı müdafii aracılığıyla ilk hükmün temyiz edildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesindeki şartlara uygun olarak yasa yolu, süresi, başvuru şekli ve mercinin bildirildiği, kararın kesinleşmesinden sonra yasa yolu bildiriminde eksiklik bulunduğundan bahisle sanığa yeniden yapılan tebligata hukuki değer verilemeyeceği dolayısıyla CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra kararın temyiz edildiği, hükümdeki yanlışlığın ancak olağanüstü yasa yolu ile giderilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, 03.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.