Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2011 tarihli ve 2010/1224 Esas, 2011/383 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 10 ay hapis ve 10 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir
2.Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/455 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis ve 200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın, sanık ve vasisi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.06.2020 tarihli ve 2016/19199 Esas, 2020/6703 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2020/953 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulması, aracın müsaderesine karar verilmemesi ve kurum zararının sanık tarafından karşılanması gerektiğinden, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.Olay tarihinde yapılan yol uygulamasında sanığın yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan aramada, sanığa ait olduğu belirlenen 78 karton Prestige marka sigara, 12 paket 50 adetlik Titan marka puro, 100 paket 50 adetlik Jevels marka puro, 620 paket Bavkwoods marka ıslak puro, 30 paket Verrıkajal marka göz boyası, 20 paket Loreal Paris marka mascara, 40 paket Dove marka makyaj seti, 40 paket Brout marka parfüm, 12 paket Lancome marka fondoten, 12 paket Kiss Beauty marka makyaj setinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, suça konu ürünleri yol masrafının çıkarmak amacıyla olay günü Irak'tan aldığını beyan etmiştir.
3.Suç tarihinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda normal değerde olduğu anlaşılmıştır.
4. Sanığın yurda giriş çıkış tarihlerini gösterir pasaport fotokopisi dosya içerisine alınmıştır.
İddianamede nakil aracı müsadere talebinin bulunmaması ve mahkemece de bu konuda verilen herhangi bir karar bulunmaması karşısında, ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan Gümrük İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
1.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen Silopi Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1085 Değişik İş sayılı önleme araması kararının denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması,
2.Olay tarihinde Irak'tan Türkiye'ye Habur Gümrük kapısından giriş yapan sanığın yolcu olarak bulunduğu araçta suça konu ürünlerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla 3 üncü maddesinin birinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları, aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması,
Kabule göre de;
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılırken, 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı adlî para cezası yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilerek eksik ceza tayini, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Bozma öncesi kurulan hüküm ile sanık hakkında 10 ay hapis ve 200,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi ve bu kararın sadece sanık ile vasisi tarafından temyiz edilmesine karşın, bozma kararından sonra sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında düzenlenen kazanılmış hak kuralına aykırı olarak cezanın 1 yıl hapis ve 60,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmesi,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2020/953 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.