Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2015/816 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 8840 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 24 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, iddianame, mütalaa ve hüküm arasında çelişki bulunduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, darp ve hakarete maruz kaldığına, haksız tahrikin ve sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Asayiş uygulaması sırasında durdurulan aracın şoförü olan sanık ile mağdur polis memurları arasında çıkan tartışmada sanığın, mağdurlara yönelik hakaret niteliğinde sözler söylediği, sanık savunması, mağdurların beyanları, tanıklar A.K., T.Y., E.İ.S., E.A., S.Ö. ve M. Ç.'nin anlatımları, 13.09.2015 tarihli tutanak içeriği, 14.09.2015 tarihli görüntü izleme tutanağı, sanığa ait adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Sanık savunması, mağdurların aşamalardaki anlatımları, tanıklar A.K., T.Y., E.İ.S., E.A., S.Ö. ve M.Ç.'nin beyanları, 13.09.2015 tarihli olay tutanağı, 14.09.2015 tarihli görüntü izleme tutanağı, sanık hakkında düzenlenmiş olan adli muayene rapor içeriği ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna ve haksız tahrikin uygulanma koşullarının somut olayda gerçekleşmediğine dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmayarak, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.