SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/768 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında,

1. Hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,

2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62,50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 4 eşit taksitte ödenmesine,

Karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri, hakaret suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma yapıldığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

2. Sanığın temyiz sebepleri, tehdit suçunu işlemediğine, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, katılanın kendisine iftira attığına ve şikâyetten vazgeçmek için kendisinden para istediğine, kararın hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.

Katılanlarla arasında husumet bulunan sanığın, 13.10.2015 tarihinde yolda karşılaştığı katılan ...'e yönelik tehdit niteliğinde sözler söylediği, başka bir olay kapsamında adliyede bulundukları sırada da katılan ...'e sinkaflı küfür ettiği iddiasıyla açılan kamu davasına ilişkin, Yerel Mahkemece, sanık savunması, katılanların anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla sanığın katılan ...'e karşı tehdit eyleminin sabit olduğu kabul olunup mahkûmiyetine hükmolunduğu, katılan ...'e yönelik hakaret eylemi yönünden ise cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığı belirtilerek beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık savunması, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, beraat hükmüne ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Yerel Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.