Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir" bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) ... Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 28.02.2012 tarihli ve 2012/163 Esas, 2012/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi (emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddedenler) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 10.09.2013 tarihli ve 2013/1077 Esas, 2013/1035 Karar sayılı ilâmı ile;
"...Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 E. 2013/16 K. sayılı iptal kararının yürürlüğe girmesi ile birlikte, yasal şartların oluşması hâlinde, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçundan tayin olunan bir yıl ve daha az süreli hapis cezalarının, TCK’nın 50’inci maddesi gereğince adlî para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesinin veya iki yıl ve daha az süreli hapis cezalarının, TCK’nın 51’inci maddesi gereğince ertelenebilmesinin ve CMK’nın 231’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilir olmasının mümkün hale geldiği, bu nedenle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Askerî Mahkemelerin kapanması sonrasında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/87 Esas, 2014/530 Karar numarasını alan (Kapatılan) ... Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2013/1371 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi (emrin yerine getirilmesini söz ya da fiili ile açıkça reddedenler) ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 20.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.04.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 11.04.2017,17.05.2017,18.06.2017 tarihlerinde zincirleme kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediğinin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2017/658 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/362 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararı ile önceki hükmün açıklanarak sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi (emrin yerine getirilmesini söz ya da fiili ile açıkça reddedenler), 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2021 tarihli ve 2020/26707 sayılı, "5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki konumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; hapis cezasının kaldırılması talebine ilişkindir.

1. Sanığın, 04.12.2011 tarihinde sabah saatlerinde ... Deniz Üssü Kapı-5 bölgesinin temizliği için

görevlendirildiği, bir süre mıntıka temizliği yaptıktan sonra nöbet kulübesinin araç girişi bölümü yakınındaki elektirik sobasının yanına gittiği, sanığı bu durumda gören araç giriş kontrol görevlisi Dz.P.Uzm.Çvş....'ün, yerdeki sigara izmariti ve bir kısım çöpleri göstererek "Niye temizlik yapmıyorsun" diye sorduğu, sanığın, "Nöbetten yeni geldiğini, gece nöbet tuttuğu için ... olduğunu ve temizlik yapmayacağını" söylediği, ...'ün bu kez sanığa içeriye girip yerlere paspas atması ve camları silmesi hususunda emir verdiği, sanığın paspas atmayacağını ve yerleri de silmeyeceğini söylediği, bu yöndeki emri yerine getirmesi hususu birkaç kez daha tekrar edilmesine ve temizlik yapması durumunda hakkında tutanak tanzim edileceği söylenmesine rağmen, sanığın cezaevinden yeni çıktığını ve korkutulamayacağını belirterek emri yerine getirmediği, bunun üzerine ... tarafından tutanak tanzim edildiği ve yapılması gereken mıntıka temizliğinin nizamiyede görevli nöbetçi askerler tarafından yerine getirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmasında tevil ... ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.

3. Tanıklar ... ve ...'ın beyanları dosya kapsamında mevcuttur.

4. 04.12.2011 tarihli olay tutanağı, Birliği Komutanlığının 08.02.2012 tarihli yazısı ve ekindeki Kıyı Birliklerinde Muharebe Hizmet Destek Birlikleri İçin Günlük Çalışma Programı, sanık hakkında düzenlenen suç vaka raporu ile cezai şuunat raporu ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2017/658 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararı ile kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

5. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Ayrıntıları Dairemizin 23.01.2023 tarihli ve 2021/26061 Esas 2023/721 Karar sayılı, 24.11.2022 tarihli ve 2021/31713 Esas 2022/16929 Karar sayılı, 03.11.2022 tarihli ve 2021/23389 Esas 2022/15544 Karar sayılı, 06.10.2022 tarihli ve 2021/23343 Esas 2022/13478 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere; Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; ... kişilerin askeri suçları ile bunların ... kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askerî kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

1. Sanığın, hizmete ilişkin bir emir olduğu hususunda kuşku bulunmayan, 04.12.2011 tarihinde Birlik içerisinde icra edilen kışla temizliği kapsamında Dz.P.Uzm.Çvş.... tarafından verilen, araç giriş mevkii ile nöbetçi astsubaylığı binasının temizlenmesi hususundaki emirleri tekrar edilmesine rağmen yerine getirmemek ve getirmeyeceğini söz ile söylemek suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin 1632

sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu belirlenmekle, sanığın bu şekilde sübut bulan eylemi ile emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğini kabul eden Mahkemenin, alt sınırdan temel cezayı belirleyip, sanığın geçmişi, verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri birarada değerlendirilerek takdiri indirim maddesini uygulayarak, yukarıda yazılı olduğu şekilde kurduğu mahkûmiyet hükmünde, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.04.2014 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşmesinin ardından beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar olunması üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/362 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.