SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, sağlık için tehlikeli madde temin etme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2016/24 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı; sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 194 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasına ve hapis cezasının, aynı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca 3740 TL adli para cezasına çevrilerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurelerin kendi rızaları ile alkol aldıklarına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure ...'ın Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesinden ibarettir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıklar hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Mahkemece ''...Esasen sanıklar ve arkadaşı ... ile rızası dahilinde Ağaçlı'ya giderek alkol alan ve bu sebeple eve geç kalması dolayısıyla annesi tarafından merak edilerek hakkında kayıp müracaatında bulunulan katılan ...'in, aile korkusu ya da baskısı endişesiyle yahut kendisinden beklenmeyecek hareketlerde bulunduğu izlenimini vermemek amacıyla bu yönde şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. Zira olayın her aşamasında rızasının bulunduğu anlaşılan katılanın, yakın civarda arkadaşları ... ve ... olmasına rağmen sanık ...'un kendisini Ağaçlı'da istismar ettiği andaki tepkisiz kalışı, sonrasında da hiçbir şey yokmuşçasına yolculuğa devam etmesi ve yolda gelirken arabadaki rahat davranışları, yine Söke'ye geldikten sonra sanık ... ile yalnız kaldığında sanık ...'ün istismarına maruz kaldığını iddia etmesine rağmen eyleme herhangi bir tepki göstermemesi, annesi kayıp nedeniyle şikayet edene kadar da bu istismar olaylarını dile getirmemesi, duruşmada sanıklardan kendinden ... bir şekilde şikayetçi olduğu ve bu nitelikteki eylemleri hiçbir şekilde tasvip etmediği izlenimini veren katılan ...'in duruşmadaki davranışları ile olay anında verdiği tepkilerin birbiri ile uyumlu olmadığının anlaşılması, buna göre gerçekten sanıkların katılanı dudağından, boynundan öpmek ve vücuduna dokunmak şeklinde eylemleri vuku bulmuş olsa dahi katılanın bu eylemlere rızasının bulunmadığını gösteren somut ve hüküm kurmaya elverişli bir delilin de bulunmadığının anlaşılması, ayrıca katılanın duruşmada sanık ...'un kendisine yönelik cinsel eylemleri nedeniyle arabada bulundukları sırada 'öptüğünü söylesene' şeklinde sitemde bulunduğunu beyan etmesine karşılık katılanın bu beyanının mağdure ... ve sanıklar tarafından doğrulanmaması, tam tersine mağdure ...'nin dahi arka koltukta oturan katılanın ön koltukta oturan sanık ...'u eliyle rahatsız ettiğini beyan etmesi, mevcut deliller ve 1,21 promil alkollü olduğu anlaşılan katılanın olayın her aşamasında rızasının bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda katılan ...'in (sanıkların cinsel eğilimli eylemleri var ise dahi) rızasının bulunduğunun kabulünün gerektiği, böylece katılanın ailesinden çekindiği ve suçlu duruma düşmemek amacında olduğu kanaatine varılması karşısında, sanıkların atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediklerine ve savunmalarının aksini gösterdiğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı cihetle suçu işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir. Ancak sanıkların ikrarları, doktor raporları, katılan ve mağdure beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iştirak halinde 18 yaşından küçük bulunan lise öğrencileri katılan ve mağdurenin kullanmasını sağlamak amacıyla alkollü içki temin ettiklerinin sabit olması, 'sağlık için tehlikeli madde temini' başlıklı TCK'nın 194. maddesinin gerekçesinde alkollü içki ve tütün mamullerinin bu kapsamda bulunduğunun belirtilmesi, bu suçun oluşabilmesi için sağlık için tehlike arz eden maddelerin çocuklara (veya akıl hastalarına) verilmesi - tüketime sunulması yeterli olup içilmesi ya da kullanılmasının gerekmemesi, buna göre 18 yaşından küçük olan ve TCK'nın 6/1-b. maddesine göre çocuk sayılan katılan ve mağdureye alkollü içki olan votka temin ederek ve rızalarıyla dahi olsa içmelerini sağlayarak bu suçu işledikleri anlaşılan sanıkların tecziyeleri yoluna gidilmiştir....'' kabul ve gerekçeyle sanıkların beraatlerine ve mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
A. Sanıklar Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure ve Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Mağdurelere Yönelik Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temin Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdureler ve sanıkların beyanından, sanıkların mağdurelere alkollü içki temin ettiklerinin sabit olmasına karşın, mağdurelerin sağlığının tehlikeye sokulduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, suça konu eylemin 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, on sekiz yaşını doldurmamış kişilere alkollü içki satılması veya sunulması sonucunda mağdurelerin sağlığının tehlikeye sokulması halinde ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine göre cezaya hükmolunacağı, eylemin mağdurerlerin sağlığını tehlikeye sokmaması halinde ise aynı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince münhasıran idari para cezası verileceği şeklinde yaptırıma bağlandığı, dolayısıyla sanıkların sabit olan eyleminin idari para cezasını gerektirdiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanıklar Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2016/24 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararında katılan mağdure ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Mağdurelere Yönelik Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temin Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli, 2016/24 Esas, 2016/150 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure ... ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.