SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 ünü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Adli Tıp Kurumunun raporuna göre katılan mağdurenin ruh sağlığını etkilendiğine bununla ilgili "cinsel saldırıya uğraması veya cinsel ilişki rızası ile gerçekleşse dahi erken yaşanan cinsel deneyimden kaynaklanabileceği" şeklinde tespit yapıldığına, alkollü olduğuna dair kollukça tespit yapıldığına, katılan mağdurenin uzun bir süre sanığın yanında olduğuna, sanık savunmaları ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir.
Mahkemece; '' Sanıkların üzelerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 16.05.2011 tarih ve 7364 sayılı raporuna göre; katılan ...'nin Hymende eski veya yeni yırtık saptanmaması ve cinsel saldırının tıbbi bulgularına rastlanmadığı gibi akut veya kronik fiili livata delillerine de rastlanılmaması, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 17.05.2011 tarih ve 596 sayılı raporuna göre; katılan ...'nin anal ve vajinal sürüntü örneklerinden hazırlanan yayma prepatlarından sperm hücresinin görülmemesi ve meni içermediğinin tespit edilmesi, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 23.05.2011 tarih ve 2011/2993/1481/1467 sayılı raporuna göre; katılan ...'nin kanında ve idrarında uyutucu - uyuşturucu maddelerin bulunmadığının tespit edilmesi, katılan ...'nin sanık ...'ın kafasında vazo kırdığını söylemesine karşın sanık ... hakkında düzenlenen İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16/05/2011 tarih ve 13766243/5594 numaralı genel adli muayene raporuna göre; sanık ...'da yeni lezyon olmadığının ve başında darp izine rastlanmadığının tespit edilmiş olması ve ayrıca Hafif Derece Zeka Geriliği tespit edilen katılan ...'nin iddialarının tanık beyanlarıyla da desteklenmemesi, olayın gelişimi gözönüne alındığında önceden aralarında sanık ... ile dedesi tanık ... ... arasında herhangi bir sözleşmenin olmaması itibariyle sanık ...'in dedesinin sanık ... ile katılan ...'nin, evinde birlikte olmaları amacıyla ortam sağlaması için bir neden bulunmadığı, sanık ...'in dedesi tanık ... ...'ün her an eve dönme ihtimaline binaen söz konusu evin katılan ...'ye cinsel saldırıda bulunulması için uygun bir ortam olmadığı, ayrıca sanık ...'in katılan ...'nin annesini telefonla arayıp nerede olduklarını bildirerek 1-2 saat içerisinde geleceklerini beyan etmek suretiyle katılan ...'ye yönelik cinsel saldırı kastı içerisinde olmadığını göstermiş olması karşısında; sanıklar ... ve ...’in üzerlerine atılı cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediklerine dair, her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmalarına yeter, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı'' şeklinde karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/389 Karar sayılı kararı katılan mağdure vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.