Suç tarihine göre suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen şikâyetçi ...'nın 27.01.2016 tarihli dilekçesi ile katılma talebini bildirmesine karşın, katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Şikâyetçi vekilinin temyiz istemi, yeniden keşif yapılarak ve gerektiğinde tanık ifadelerine de başvurarak suça konu yapının hangi tarihte yapıldığı ve yapıldığı sırada sanığın malik olup olmadığı yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, kararın usul ve Yasaya aykırı olup açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
Sanığın dükkanını 51 m2'lik sığınağa doğru büyüme yaparak genişletmek suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
1. Sanık savunması, yapı tatil zaptı, 29.01.2016 tarihli bilirkişi raporu, Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/142 esas sayılı dosya içeriği ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, şikâyetçi ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.