Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/658 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin
onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine ve katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2016/8444 Esas, 2019/4976 Karar sayılı ilâmıyla, "suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlendiği kabul edilmek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı halde anılan fıkra uygulanarak fazla ceza tayini ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/321 Esas, 2019/705 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine ve 3.931,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine karar verilmiştir.
Katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, lehine tam vekâlet ücretine hükmedilmesi talebi ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verilmesi aksi takdirde lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
1.İl Denetim Komisyonu üyelerince yapılan denetimlerde, sanığın kapalı semt pazar yerinde seyyar tezgah üzerinde 160 adet bandrolsüz kitap satarken yakalandığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, ailesini geçindirebilmek için bu işi yaptığına dair ikrarda bulunmuştur.
3.Şikâyetçi meslek birliklerine ve yayınevlerine yapılan bildirim üzerine ele geçen ürünlerle ilgili hak sahipliğini ispatlamaya yönelik belgelerin 5846 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca altı aylık kanuni şikâyet süresi içerisinde sunulduğu anlaşılmıştır.
4.Bilirkişi raporu ile ele geçirilen ürünlerin tamamının yasal olmayan yollarla çoğaltıldıkları ve üzerlerinde bulunması zorunlu bandrolleri taşımadıkları tespit edilmiştir.
"Olay ve Olgular" bölümünde ayrıntılarına yer verildiği üzere; olay tutanağı, bilirkişi raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.5846 sayılı Kanun'un “haklara tecavüzün önlenmesi” başlıklı 81 inci maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık eyleminin aynı eserle ilgili olarak şikâyet üzerine soruşturulan/kovuşturulan ve aynı Kanunun "manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz" suçunu da oluşturduğu somut olayda; şikâyetçilerin 6 aylık kanuni şikâyet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduklarını kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmeleri nedeniyle sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası ile suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulmuş ise de;
Hükümden sonra 17.07.2020 tarihli ve 31188 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 5846 sayılı Kanun'un 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesiyle değiştirilen 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmiş olması nedeniyle sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişinin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikâyetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu hem de aynı Kanun'un 81 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve re'sen takibi gerektiren suçlarda 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı ve bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulup, kazanılmış hakları da gözetilerek sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Sanığın tekerrüre esas alınan Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/244 Esas ve 2012/809 Karar sayılı kararının 04.08.2020 tarihli ek karar ile infazının durdurulmasına ve kanun yararına bozma işlemleri için Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği anlaşıldığından, anılan hususun mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
3.Suçtan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.931,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/321 Esas, 2019/705 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.