Mahkûmiyet
Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Diğer temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2014/207 Esas, 2015/159 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 16 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.03.2020 tarihli ve 14-2016/88723 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdii edilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediğine, işlediğine dair delil bulunmadığına ilişkindir.
Mağdur ... ile suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ...'ün cep telefonu ile tesadüfen tanıştıkları ve ... ilişkisine başladıkları, 2014 yılı Nisan- Mayıs aylarında SSÇ ...'ün Zonguldak Ereğli'den il merkezine mağdur ...'nin yanına geldiği ve burada ... beldesinde boş bir evde cinsel ilişkiye girdiklerinin Mahkemece dosya kapsamında bulunan mağdur beyanı, suça sürüklenen çocuk savunması, İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 17.06.2015 tarihli raporu ile sabit görülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti ile akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağından Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi İsteği Yönünden
Mağdur hakkında Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca tanzim edilen 21.07.2015 tarihli, mağdurun 14-15.07.2015 tarihi itibari ile on altı yaş sonu ile uyumlu olduğunun bildirildiği raporda radyoloji uzmanının yer almadığı nazara alındığında, suçun niteliği ile vasfına etkisi bakımından anılan rapora esas alınan kemik grafileri temin edilerek içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurun suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, mağdurun on beş yaşını bitirmediğinin belirlenmesi halinde ise; suça sürüklenen çocuğun savunması ile tüm dosya içeriği nazara alınarak olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının da tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
1.Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında Nisan - Mayıs 2014 yerine 09.09.2014 olarak gösterilmesi,
3. Suç tarihinin Nisan- Mayıs 2014 tarihi olduğu halde, lehe-aleyhe kanun değişikliği değerlendirilmesinin yapılmaması,
4. Olay tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2014/207 Esas, 2015/159 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.