Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün;temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, nakil aracının müsaderesi talebine hasren sınırlandırılmıştır.

2.Sanık temyiz dilekçesinde, sadece temyiz iradesini belirtmiş herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.

A.03.10.2015 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
03.10.2015 tarihli ana dosyada, sanığın muavin olarak çalıştığı ...plaka sayılı yolcu otobüsünde kaçak sigara taşınacağı ihbarı üzerine usulüne uygun olarak yapılan aramada, otobüste bulunan gizli bölmeler içerisinde toplam 640 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, suçlamayı kabul etmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak eşyaları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, kovuşturma evresinde etkin pişmanlık kapsamında eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edilmesi karşısında ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/552 Esas, 2023/350 Karar sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere sanığa etkin pişmanlık kapsamında ihtar edilen miktarı ödemesi hâlinde yargılama neticesinde mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda verilecek cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olarak belirtilmemesinin somut olay kapsamında sanığın ödememe iradesini değiştirmeyeceğinin anlaşılması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Birleşen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 Suç Tarihli Eylemi Nedeniyle Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Sanığın muavinliğini yaptığı ancak olay günü sevk ve idaresinde bulunan 27 ATL...plaka sayılı otobüsün gizli bölmelerinde 538 karton kaçak sigara ve 78.780 adet cinsel uyarıcı hap ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci, birinci ve beşinci fıkraları gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, sigaraları satmak için peyder pey satın aldığını, otobüsün doğal boşluklarına kendisinin gizlediğini, ilk olayda yakalanmasının ardından firma sahiplerine zor durumda olduğunu söylemesi üzerine işten çıkartılmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.

Sanığa kanun iadesi sonrasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceği hususu ihtar edilmiş ancak maddi durumu nedeniyle ödeme yapamayacağını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Suçta kullanılan 27 ATL...plakalı yolcu otobüsünün 28.06.2014 tarihinde de benzer bir kaçakçılık suçunda kullanılması nedeniyle trafik siciline şerh konulduğu, dosyada bulunan araç bilirkişi raporlarına göre suça konu kaçak eşyaların aracın sonradan yapılmış gizli bölmelerinde ele geçirildiği tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak eşyaları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "03.10.2015,26.11.2015" olarak gösterilmesi gerekirken "03.10.2015" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, kovuşturma evresinde etkin pişmanlık kapsamında eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edilmesi karşısında ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/552 Esas, 2023/350 Karar sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere sanığa etkin pişmanlık kapsamında ihtar edilen miktarı ödemesi hâlinde yargılama neticesinde mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda verilecek cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olarak belirtilmemesinin somut olay kapsamında sanığın ödememe iradesini değiştirmeyeceğinin anlaşılması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2016 tarihli ve 2015/1312 Esas, 2016/623 Karar sayılı dosyasında sanığın eylemi nedeniyle 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve birer ay ara ile 24 eşit taksitle gün karşılığı 9.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükme karşı katılan vekilinin temyiz isteminin nakil aracının iadesi kararıyla sınırlı olması nedeniyle aleyhe temyiz olmadığı anlaşılmakla, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usülü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezasının 2 yıl 7 ay 20 gün ve 24 eşit taksitte 9.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden

Suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olması ve müsadere koşullarının oluşmaması gerekçesi ile müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; nakil aracının 28.06.2014 tarihinde de aynı neviden kaçakçılık suçunda kullanıldığı, aracın 03.10.2015 tarihli olayda zula niteliğindeki gizli bölmelerinde kaçak sigara ile yakalanmasının ardından malen sorumlu şirket yetkilisine teslim edilmesine rağmen, 26.11.2015 tarihinde üçüncü defa gizli bölmeleri içerisinde kaçak eşya ile yakalandığı gözetildiğinde malen sorumlunun iyiniyetli sayılamayacağı ve nakil aracının suça tahsis edildiği, 5607 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesinde düzenlenen müsadere koşullarını taşıdığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A.03.10.2015 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Birleşen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 Suç Tarihli Eylemi Nedeniyle Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) bendinin 10 ncu fıkrasından sonra gelmek üzere hükme ''1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve birer ay ara ile 24 eşit taksitle gün karşılığı 9.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.