Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde müdür olarak çalıştığını, davalı işverenin müvekkilinin iş akdini haksız bir şekilde sona erdirdiğinden Anadolu 7.İş mahkemesinin 2011/407 esas sayılı dosyası ile ücret ve tazminat alacakları için dava açıldığını, 02/07/2013 tarihli mahkeme kararında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, yargıtay tarafından onandığını, davalı işverenin davacıya çalıştığı dönem içerisinde zorla senet imzalattığını, senedin teminat amacıyla işe başladıktan sonra alındığını, müvekkilinin davalı şirketle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalı işvereni herhangi bir zarara uğratmadığını, şirket ticari defter ve kayıtlarında böyle bir senedin alındığının görülmeyeceğini, iddia ederek, müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine, icra dosyasından tahsil olunan meblağın iadesine, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2010/19959 esas sayılı dosyasının iptaline, davacının alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının muhasebe elemanı olarak çalıştığını, müdür olarak çalışmadığını, Anadolu 7. İş Mahkemesinin karar ve bilirkişi raporunda da görüldüğünü, davacının şirkete Ocak 2005 yılında girdiğini, Nisan 2009 tarihine kadar çalıştığını, Temmuz 2007 tarihli iş ilişkisi dışında ve borcu karşılığında senet alındığını, davacının işten çıktıktan sonra borcunu ödeyeceğini söylemesine rağmen 1 sene beklendiğini, ancak davacının ödememesi neticesinde senedin icraya konulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne, takibin iptaline, davacının borçlu olmadığının tesbitine, ödenen miktarın iadesine ve %20 kötüniyet tazminatının ödenmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının davalı işyerinde çalışırken tüketici kredisi çektiği bu kredi borcuna şirket ortaklarından T..K...' nın kefil olduğu davacının bankaya olan taksitlerinin bir kısmını ödeyememesi üzerine söz konusu borcu kısmen kefil sıfatıyla davalı işyeri ortağının ödediği gelişen süreçte davacı işçi ile banka arasında borcun yeniden yapılandırıldığı bu aşamada davacı işçinin söz konusu bonoyu teminat olarak davalı şirkete verdiği bilahare ödemelerde yeniden aksama olduğu için davalı şirket ortağının yine bankaya kefil sıfatıyla kısmen ödeme yapmak zorunda kaldığı iş akdinin feshinden sonra da davaya konu bononun takibe konulduğu davacı işçinin davalı işyeri ortağının kefil sıfatıyla ödemek zorunda kaldığı meblağı geri vermediği davacı işçinin Kadıköy 2. İcra Hukuk 2010/1524 Esas sayılı dava dosyasındaki açıklamaları ve dosya kapsamı ile sabittir. İlgili bankanın gönderdiği yazıdan davalı işyeri ortağının kefil sıfatıyla ödemek zorunda kaldığı ve geri alamadığı meblağın 12.068,10 TL olduğu anlaşılmakla takibin bu miktar kadar haklı olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken takibin tümden haksız kabulü doğru değildir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar veril