Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işletmede muhasebe finans sorumlusu olarak çalıştığını, SGK girişinin gecikmeli yapıldığını, davacıya farklı bir görev verildiğini, bu görevi uzmanlık alanında bulunmaması nedeniyle kabul edemeyeceğini ifade ettiğini, iş akdinin davalının sonlandırıldığını, belirterek bir kısım işçilik alacağı talebinde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının muhasebeci olarak çalıştığını, personel dosyalarının kayıtlarını tuttuğunu, işten ayrılırken tüm evrakları yanında götürdüğünü, davanın açılması üzerine bu durumun tespit edildiğini, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçi dava dilekçesinde yıllık izinlerinin önemli bir kısmını kullanmadığını ileri sürmüş ve yıllık izin ücreti isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren izin kullanımına dair herhangi bir belge sunamamış, bilirkişi raporunda davacının beyanının açıklatılması gerektiğini belirterek izin ücreti yönünden hesaplamaya gidilmemiştir.
Davacı vekili 19/10/2015 tarihli ıslah dilekçesinde kullanmadığı izin süresinin 135 gün olduğunu açıklamış ve bir hesaplama yaparak izin ücreti yönünden talep artırımı yapmıştır.

Mahkemece yıllık izin ücreti isteğinin reddine karar verilmiştir.
Yıllık izin ücreti kullandırıldığına dair ispat yükü işverende olup bu yönde yazılı delil sunulamadığından davacının beyanına değer verilmeli ve dava ile ıslah dilekçesindeki talepleri doğrultusunda gerekirse 135 günlük izin ücretinin miktarı yönünden hesaplamaya gidilerek karar verilmelidir. Talebin reddi hatalıdır.
3- İşe giriş tarihi taraflar arasında ihtilaflı olup davacı 01.05.2000 tarihinde çalışmaya başladığını açıklamış, işveren 24.08.2000 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının işe giriş tarihi ile ilgili iddiasını ispatlayamadığı belirtilmişse de 01.05.2000 tarihinden itibaren hesaplama yapılmış, mahkemece istekle ilgili hüküm kurulmuştur. Dosya içeriğine göre davacının işe giriş tarihine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla savunmada geçen ve sigorta kaydında yer alan 24.08.2000 tarihinin işe giriş tarihi olarak dikkate alınması gerekirken, hizmet süresinin yazılı şekilde kabulü hatalıdır. Hizmet süresinin değişmesi halinde kullandırılmayan izin süresi hariç tüm alacaklarında değişeceği gözden kaçırılmamalıdır.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.