1. Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1,5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3 ve 63/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2. Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaletiyle aynı Kanun’un 314/2, 220/7-2 nci cümle, 3713 sayılı Kanun’un 5/1,5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3 ve 63/1 inci maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1,5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3,58/9 ve 63/1 inci maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunda suç tarihinin yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olduğu gözetilerek, sanık ... hakkında gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “23.01.2016” yerine “25.04.2016” yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...’ün temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 maddesi uyarınca Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.