Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Suç tarihinde Hatay 3. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden sanığa ait depoda yapılan aramada 16 adet 60 litrelik plastik bidonlar içerisinde toplam 960 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiş, suça konu kaçak petrolün ulusal marker kontrol cihazı ile yapılan kontrolde marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; suça konu akaryakıtı satarak para kazanacağını ancak yakalandığını, cezaevinden yeni çıktığını, işsiz olduğunu, ailesine bakmak için bu işi yaptığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.

Dosyada mevcut ... varakasına göre kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.576,82 TL olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın yapılan ihtarata rağmen suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... hazinesine ödemediği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait depoda ticari miktar ve mahiyette akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.