HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun sıfat yokluğundan ve esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/1148 Esas, 2019/50 sayılı kararı ile;
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde;

1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2019/773 Esas, 2021/1220 sayılı kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik; katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvuları ile katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurusu ile sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.01.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın üzerine yüklenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları bakımından ise sanığın üzerine atılı fiilin Kanunda suç olarak tanımlanmadığının kabulü ile beraat kararları verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. İstinaf kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, sanığın örgütün emniyet mahrem yapılanması içerisinde bulunduğuna dair anlatım içeren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/158461 soruşturma ve 2020/74565 karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunması ile ilgili birimlerden sanığın emniyet mahrem yapılanması içerisinde bir görevinin bulunup bulunmadığının araştırılması sonrasında sanık ... müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,

2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ve sanığın kullanıcısı olduğu yönünde tespit içeren 91012 ID nolu ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunması sonrasında sanık ... müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,

3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmaması,

Bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiisinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2019/773 Esas, 2021/1220 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.