İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2018/165 Esas, 2020/12 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/642 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından;
1-Tanık ...'ın duruşmada alınan:''Ben 2005-2009 Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okudum. O dönem cemaat olarak bilinen yapının içerisinde kaldım. Sanıkta benim gibi cemaat evlerinde kalıyordu. Hakimlik savcılık sınavını kazanınca staj döneminde Ankara'da sanıkla beraber aynı evde kaldık, hatta bizimle birlikte ..., ...'da kalıyordu.Bu kaldığımız ev cemaat eviydi. Bu evlerde her hafta maneviyat saati olan sohbetler olurdu. Kur-an okunurdu, risale-i ... okunurdu, cevşen okunurdu, Fetullah Gülen'e ait videolar izlenirdi. Bu sohbetlere işi olmayan herkes katılırdı, ...'da katılırdı. 2013 yılı Mayıs ayında atamamız yapıldı. Ben kurada Bayburt'u çekmiştim. Atamamız yapıldıktan sonra ismini sonradan ... olarak öğrendiğimiz ... kod adlı şahıs o bölgenin yargı imamıymış. Bu şahıs bizi sohbete çağırırdı. İlk çağırdığı ev ...'ın eviydi.' şeklinde beyanı nazara alınınca tanığın beyanında adı geçen ..., ... ve ... isimli kişiler ile ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp
yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi ile tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve sanık hakkında bir beyanda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ile sanık ile yüzleştirme yapılması,
2-Ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerle birlikte CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/642 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.