TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2016/258 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci

fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/3400 Esas, 2021/715 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; öldürme kastının bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Mağdur ...'ın sanık ...'in resmi nikahlı eşi, diğer sanık ...'in de gelini olduğu, mağdur ... ile katılan ... arasında gönül ilişkisi bulunduğu ve mağdur ...'ın olay tarihinden yaklaşık 3 ay kadar önce evini, eşini bırakıp ...'a yerleştiği, burada Naim ile yaşamaya başladıkları, olay tarihinde mağdur ... ile katılan ...'in ... Valiliği önünde sanıklar ile karşılaştıkları, sanık ...'in olaydan sonra ele geçen bıçak ile mağdur ...'ı sırtından bıçakladığı, sonrasında da katılan ...'i bıçakladığı, sanık ...'in ise mağdur ve katılanı darp ettiği, her ne kadar sanık ... mağdur ve katılanı kendisinin bıçaklamadığını beyan etmişse de aşamalarda birbiri ile çelişen ve tutarlı olmayan savunmalarda bulunduğu, dinlenen görgü tanıkları ve görüntü inceleme tutanağının mağdur ve katılan beyanlarını doğruladığı, bu hali ile mağdur ve katılanı sanık ...'in bıçakladığının sabit olduğu, her ne kadar bıçak sanık ... üzerinden ele geçirilmişse de tanık beyanları, görüntü inceleme tutanağı, teşhis tutanağı ve mağdur ile katılan beyanları nazara alındığında sanık ...'in diğer sanığı korumak amacıyla suçu üstlenmek adına bıçağı kendi üzerine aldığı kabul edilmiştir.

2. Mağdur hakkında tanzim olunan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.01.2018 tarihli raporu, görüntü inceleme tutanağı, sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile kolluk tutanakları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, bununla birlikte, mağdurda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin uygulamasında alt sınırdan uzaklaşılarak makul bir ceza verilmesi yerine, hiç isabet almayan olaylarda uygulanan alt sınırdan 9 yıl hapis cezası seçilerek eksik ceza tayini, aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirilmiştir.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik inceleme ve araştırmanın bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın ani gelişen kavga ortamında mağdurun ... organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak birden fazla bıçak darbesiyle katılanı öldürme kastı ile hareket ettiği, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak tayininde isabetsizlik bulunmadığı, tanık beyanı ile sabit olduğu üzere mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/3400 Esas, 2021/715 Karar sayılı kararında sanık müdafiii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.