B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 ncisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ile altıncı fıkraları uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusur tespitine, sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak yeterli delil sayılamayacak nitelikteki çelişkili tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerekirken yerel mahkemece bu husus hükme esas alındığına, olayda bilinçli taksir söz konusu olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 08: 00 sıralarında, suça sürüklenen çocuğun sevk ve idaresindeki motorsiklet ile meskun mahalde, bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde hızının etkisiyle kırmızı ışıkta duramayarak yaya geçidinde yeşil ışıkta geçmekte olan yaya Mustafa Çoşar'a çarparak bilinçli taksirle ölümüne neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde suça sürüklenen çocuğun tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2021 tarihli ilâmıyla;
"...Olay günü saat 08: 00 sıralarında, suça sürüklenen çocuğun sevk ve idaresindeki motorsiklet ile meskun mahalde, bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde hızının etkisiyle kırmızı ışıkta duramayarak yaya geçidinde yeşil ışıkta geçmekte olan yaya Mustafa Çoşar'a çarparak bilinçli taksirle ölümüne neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde suça sürüklenen çocuğun tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu, 2 yıl 11 ay 16 gün yerine, 3 yıl 11 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-TCK'nın 51. maddesinde; ''işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.'' düzenlemesine yer verildiği, dosya içeriğine göre suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan, müdafii tarafından hakkında lehe hükümlerin uygulanması talep edilen suça sürüklenen çocuk hakkında ''tayin edilen cezanın süresine göre'' şeklindeki hatalı gerekçe ile TCK'nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmaması;
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 esas 2020/154 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece uyma kararı verildikten sonra suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 61 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ilâ altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.