Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1-2. maddesi "tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" ve aynı Kanun'un 21/2. maddesi "gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adres olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, katılan ...'ın 02.07.2010 tarihli celsede adresini "..." olarak beyan ettiği, mahkemenin katılanı zarar hususu ile ilgili olarak yeniden dinlemek istediği ve aynı adresten katılana tekrar ulaşılamaması üzerine yapılan adres araştırmasında katılanın açık adresinin "..." tespit edildiği ve katılana bu adresten ulaşılarak 17.09.2012 tarihli celsede beyanlarının alındığı, katılanın yokluğunda verilen hükmün tespit edilen en son adresi yerine 02.07.2010 tarihli celsede belirtmiş olduğu adresine 30.01.2013 tarihinde tebliğe çıkarıldığı ve adreste tanınmadığı gerekçesiyle iade edildiği, iade üzerine bu kez aynı adrese gerekçeli kararın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 01/03/2013 günü tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; 11/01/2011 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanununda yapılan değişiklikler de gözetilerek katılanın yokluğunda verilen hükmün tebliği için bilinen son adresine tebligat yapılması gerektiği, 7201 sayılı Tebligat Kanun'unun 10. maddesine 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla katılanın adresine 01/03/2013 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı da gözetilerek, katılanın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine (mernis adresi) gerekçeli karar tebliği ile buna ilişkin tebliğ evrakı ile birlikte vermesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve gerekli görülürse ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20.10.2016 günü oybirliği ile karar verildi.