Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı 3. kişi vekili, 29.09.2014 tarihinde haczedilen makinanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, borçluyla yapılan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca malın teslim edildiğini, finansal kiralama sözleşmesinin halen devam ettiğini iddia ederek davanın kabulü ile makina üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, açılan davayı kabul etmiştir.
Mahkemece; hacze konu menkul makinenin davacı ile borçlu arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesine konu menkul mal olduğu, davalı tarafın davayı kabul ettiği, bu bağlamda HMK 308 ve devamı maddeleri gereğince kabul beyanı da göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, cevap süresi içerisinde ve deliller toplanmadan dava kabul edildiğinden, ayrıca davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın istihkak iddiasının kabulüne, peşin alınan harcın mahsubu ile noksan 12.296,00 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı 3. kişi vekilinin karar ve ilam harcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak harca hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, takip çıkışı toplam alacak miktarı 3.757,01 TL olup, toplam alacak miktarı hacizli malların değerinden (240.000,00) az olduğundan harcın bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken Mahkemece bu ilke gözetilmeksizin mahcuz değeri dikkate alınarak belirlenen dava değeri üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 3 nolu bendindeki "-Peşin alınan harcın mahsubu ile noksan 12.296,00 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine," rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine "toplam alacak miktarı ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 22. maddesi dikkate alınarak hesaplanan ve alınması gerekli olan 85,54 TL harcın peşin alınan 4.098,60 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.013,06 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2018 tarihinde oylirliğiyle karar verildi.