Taraflar arasındaki kadastro (genel mahkemeden devreden) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ve dava dosyasının Kadastro Mahkemesine devredilmesi suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ile davalı ... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 57,105,104 ada 38,106 ada 9,12,107 ada 67 ve 116 ada 28 parsel ... muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kadimden beri umumun yararlanmasına tahsis edilen meraları sürmek sureti ile tarım arazisi haline getirdiği ve hasımsız olarak görülen dava sonucunda da bu yerleri adına tescil ettirdiğini ileri sürerek 26.12.1952 tarihli ve 312,313,314,315,316,317 ve 318 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptaline ve bu tapu kayıtlarının kapsamında ve kapsamı dışında bulunan Hazine arazisine vaki müdahalesinin menini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp, tapu kayıtşarının kanuni şartlara riayet edilerek kazanıldığını, öte yandan taşınmazlarda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2002 tarihli ve 1968/115 Esas, 2002/250 Karar ... kararı ile; "...çekişmeli taşınmazların mera niteliğinde ya da meradan açma olmadıkları gibi davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının kapsamında oldukları, belirtmelik tutanaklarında da taşınmazların davalı adına belirtildiği..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.03.2003 tarihli ve 2002/8758 Esas, 2003/2108 Karar ... kararıyla; "...yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların çoğunun aynı köyden olup, komşu köyden dinlenen mahalli bilirkişilerin ise yaşlarının küçük olduğu açıklanarak mahallinde keşif yapılması, bu keşif sırasında tapu ve vergi kayıt uygulaması yapılması, mahalli bilirkişi ve tanıklardan somut olgulara dayalı ayrıntılı beyan alınması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının çekişmeli taşınmazların yönünü ne gösterdiği üzerinde durulması, ziraat mühendisi ve jeolog bilirkişiden taşınmazların toprak yapısı ve mera özelliği taşıyıp taşımadıkları hususunda rapor alınması, teknik bilirkişiye ise keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlettirilmesi ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
1. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.03.2006 tarihli ve 2003/222 Esas, 2006/53 Karar ... karar ile yörede kadastro çalışmasına başlandığı ve çekişmeli taşınmazlar hakkında tutanak tanzim edildiği belirtilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...çekişmeli 102 ada 57,104 ada 38,107 ada 67 ve 116 ada 28 parsel ... taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamı dışında kaldıkları, etraflarında eylemli olarak mera arazisi bulunmadığı, komşu köy halkından dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazların öncesinde mera olduğunu duymadıklarını beyan ettikleri, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğunun toprak tevzi komisyonu paftası ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla sabit olduğu, dolayısı ile bu taşınmazlar yönünden mera iddiasının sübut bulmadığı, çekişmeli 102 ada 105 parsel ... taşınmazın komşu köy halkından dinlenen mahalli bilirkişi tarafından evveliyatının mera olduğunun beyan edildiği, taşınmazın mera parseline komşu olup, aralarında ayırıcı bir unsur bulunmadığı, dolayısı ile mera iddiasının sübut bulduğu, çekişmeli 106 ada 9 ve 12 parseller yönünden ise mahalli bilirkişiler taşınmazın evveliyatını bilmediklerini beyan etmekle birlikte tespit bilirkişisinin bu taşınmazlar ve çevresindeki taşınmazların meradan açıldığını beyan ettiği, taşınmazlara komşu 106 ada 13 parsel ... taşınmazın hükmen mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği ve ... bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, dolayısı ile bu taşınmazlar yönünden de mera iddiasının sübut bulduğu..." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 102 ada 57,104 ada 38,107 ada 67 ve 116 ada 28 parsel ... taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tescillerine, 102 ada 105,106 ada 9 ve 12 parsel ... taşınmazların ise mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili ile davalı ... ve müşterekleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, yeterli ölçüde mera araştırması yapılmadığını, bu kapsamda hava fotoğraflarından yararlanılmadığını, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini, Hazine aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... ve müşterekleri ayrı temyiz dilekçelerinde, bir kısım taşınmaz yönünden verilen mera olarak sınırlandırma kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların mera tahsis kararının kapsamında kalmadıkları gibi kadim mera niteliğinde de olmadığını, taşınmazlar ile mera taşınmazları arasında ayırıcı unsurların mevcut olduğunu, dayanak kayıtların da taşınmazları kapsadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların evveliyatı itibari ile kamu orta malı - mera niteliğinde olup olmadıkları ve bu kapsamda davalı taraf yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14,15,16,17,20 ve 46 ıncı maddeleri.
1. Davacı Hazine vekilinin çekişmeli 102 ada 57,104 ada 38,107 ada 67 ve 116 ada 28 parsel ... taşınmazlara ve davalı ... ve müştereklerinin 102 ada 105 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ile davalı ... ve müştereklerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı ... ve müşterekleri'nin çekişmeli 106 ada 9 ve 12 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (IV.B.2) numaralı paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, teknik bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazların tahsisli mera kapsamında kalmadığı gibi etrafında eylemli durumda mera bulunmayıp, şahıs arazileri ile çevrili oldukları, ziraat ve jeoloji mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda tarım arazisi niteliğinde olduklarının belirtildiği, diğer taraftan icra edilen keşif sırasında komşu köy halkından dinlenen 1931,1949 ve 1940 doğumlu mahalli bilirkişiler, 1950 doğumlu Hazine tanığı ve 1962 doğumlu tespit bilirkişisinin çekişmeli taşınmazların mera ile ilgisi olmayıp, mera olduğunu bilmediklerini, evveliyatı itibari ile ...'a ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Şu halde, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakta olup, aynı köyden dinlenen tespit bilirkişisinin taşınmazların evveliyatının mera olduğunu duyduğu şeklindeki beyana itibar edilerek hüküm kurulma olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine, çekişmeli taşınmazların malik hanesinin miras payları nispetinde ... mirasçıları adına doldurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi nedeni ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1. Davacı Hazine vekilinin çekişmeli 102 ada 57,104 ada 38,107 ada 67 ve 116 ada 28 parsel ... taşınmazlar ile davalı ... ve müştereklerinin 102 ada 105 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
2. Davalı ... ve müştereklerinin, çekişmeli 106 ada 9 ve 12 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.