Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/74 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Söz konusu kararı temyiz ettiklerine ilişkindir.
Sanığın, suç tarihi olan 2009 yılı içerisinde anne bir baba ayrı üvey kardeşi olan mağdureyle aynı evde birlikte yaşamalarından da istifade ederek annelerinin evde olmadığı ve yalnız kaldıkları esnada cinsel saik ile mağdurenin karşı koymaya çalışmasına rağmen elbiselerini zorla çıkarıp vücuduna ve cinsel organına dokunarak ve cinsel organına sürtünerek istismarda bulunduğu Mahkemece dosya kapsamındaki tanık beyanları, tanıklar ile sanıklar arasında herhangi bir husumet bulunmaması, mağdurenin olaya ilişkin ayrıntılı anlatımı ile sabit görülerek çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayın intikal zamanı, tanıkların beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdurenin soruşturma ve kovuşturmada verdiği çelişkili, soyut ve başka delille desteklenmeyen beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/74 Esas, 2015/364 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.