Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 Tarihli ve 2014/1299 Esas, 2016/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya müsaderesine, temyiz dışı sanık ...hakkında ise 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; gerekçesiz hüküm kurulduğundan usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, gelen ihbar üzerine, kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırmalar neticesinde, Ankara 16. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.11.2013 tarih ve 2013/274 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden,"Akın Cad.No: 35/A-B" sayılı adreste bulunan, sanık tarafından işletilen, temyiz dışı sanık ...'nın çalışanı olduğu iş yerinde yapılan aramada toplam 5 adet gümrük kaçağı cep telefonu ve 5 adet batarya ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmalarında; bahse konu iş yerinin adına kayıtlı olduğunu, iş yerinde çalışan olan temyiz dışı sanık ...'nın kendisinden habersiz olarak suça konu telefon ve bataryaları aldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Suça konu cep telefonları için alınan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 03.12.2013 tarihli yazısında, ele geçen 5 adedinin de kayıt dışı olduğu bildirilmiştir.
4.23.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu cep telefonlarının yabancı menşeli olduğu ve 5607 sayılı Kanun'un ihlal edildiği tespit edilmiştir.
5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin d bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, sanık hakkında suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre etkin pişmanlık hükümlerinin ancak soruşturma aşamasında uygulanabileceği gözetilmeden sanık hakkında etkin pişmanlık indirimi yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Suça konu 5 adet kaçak telefonun müsaderesi yerine dosya ile ilgisi bulunmayan sigaraların müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2014/1299 Esas, 2016/664 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.