Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı motosiklet sürücüsü desteğin 27.02.2016 günü meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, davalı şirkete yapılan başvurunun dikkate alınmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası niteliğinde davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 12.500,00 TL, davacı ... için ise 12.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.10.2017 tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesinde talep edilen tutarları, davacı ... için 38.122,65 TL'ye, davacı ... için 116.284,34 TL'ye, davacı ... için ise 130.593,34 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 6704 sayılı Kanun'la değişik 92 nci maddesini 1 inci fıkrası uyarınca kendi kusuruyla ölümüne neden olan sürücünün yakınlarının taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni ile davacıların destekten yoksun kaldığı, aracın davalı ... tarafından düzenlenen poliçe ile teminat altına alındığı, davalının işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile davanın kabulüne, davacı ... için 38.122,65 TL, davacı ... için 128.784,01 TL ve davacı ... için ise 143.093,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının davanın açıldığı 15.04.2016 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe teminat limitleri dahilinde davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların murisinin aynı zamanda sigortalı aracın sürücüsü ve işleteni olduğu, asli ve tam kusuruyla neden olduğu trafik kazası sonucu vefat ettiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na (KTK) göre kendi kusuruyla ölümüne neden olan sürücünün yakınlarının taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisini üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği, Genel Şartların A.6 ncı maddesinin (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığı, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili; miras hukukundan bağımsız olarak yansıma yolu ile yararlanılan maddi zararın tazmininin talep edildiğini, desteğin kusur durumu dikkate alınmadan hüküm kurulması gerektiğini, aksi halde kusur durumunun tespiti gerektiğini, desteğin yolda bulunan gevşek zemin nedeni ile kaza geçirdiğini, desteğin %100 kusurlu olmadığını iddia ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden sürücünün yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılardan ... bakımından reddedilen miktar 38.122,65 TL olup temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacılardan ... ile ...'ın temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacıların desteğinin meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu olması nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine ilişkin verdiği kararda hata olmamasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... 'nın temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin temyizi bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ... ve ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.