SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/72 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ;

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,

2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi,168,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 5.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın suç işleme kastının olmadığı, mahkemece verilen hükümlerin bozulması ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

1.Suç tarihinde, emanetin 2014/9240 sırasında kayıtlı, keşidecisi ...İstanbul Reklamcılık ve Danışmanlık Tic. A.Ş.nin TR42 0001 5001 .... 7298 .... 29 numaralı hesabına ilişkin olan 30.12.2011 keşide tarihli 9.500,00 TL bedelli lehtarı ... olan 0000016 numaralı sahte çekin temyiz dışı sanık ... tarafından temin edilerek sanık ... tarafından borcu karşılığında verilmek üzere ciro ile teslim edildiği, mağdur ... 'ün ise sanık ... 'dan sonraki cirantalardan alacağına karşılık almış olduğu bu çeki Akbank ... şubesine ibraz ettiği, çekin ibrazı ile sahte olduğunun ortaya çıktığı, bunun üzerine sanık ... 'ın abisi olan Yüksel Duran tarafından, mağdur ... 'e çek bedelinin ödendiği iddia ve kabul edilmiştir.

2. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim edilen ve suça konu edilen çekteki keşideci imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal içermemesi,tersimi basit taklidi kolay imza olması nedeniyle imzanın sanıkların eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği,birinci ciro imzasının ise Sanık ... 'ın eli ürünü olduğu hususu bildirilmiştir.

3. Mahkemece suça konu çekin duruşmaya getirtildiği ve özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği tespit edilmiştir.

1.Sanığın suça konu sahte çeki Mustafa Alkan'a hangi tarihte ve ne tür bir ticari ilişki sebebiyle verdiği tespit edilmeksizin eksik araştırmayla hüküm kurulması,

2.Kabule göre de;

a. Her iki suç yönünden de; sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbik edilmesini talep etmesi, yüklenen suçlar nedeniyle oluşan maddi bir zarar bulunmaması ve suç tarihinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 28.06.2014'ten önce olması da dikkate alındığında; suç tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adlî sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşması nedeniyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde, sanık hakkında adli sicil kaydında bulunan 08.04.2015 kesinleşme tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının engel teşkil ettiği şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b.Nitelikli dolandırıcılık suçuna dair sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.