Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline yabancı plakalı olan ve yeşil kart poliçesi bulunan aracın 07.07.2015 tarihinde çarpması neticesinde davacının sürekli bakıma ihtiyaç duyduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı için Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/397 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını ve dosyadan alınan kusur ve maluliyet raporunun bulunduğunu, karşı taraf araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, maluliyet raporuna göre de davacının sürekli bakıma ihtiyacının olduğunun belirtildiğini, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL bakıcı giderini kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı vekili talebini 378.993,82 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı plakalı araçların sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde bu araçlar adına değil, araçların yeşil kart sahibi olmaları halinde bu sigorta şirketi adına hareket ettiklerini, kaza sonrası ortaya çıkan hasarın kusur esasına göre yabancı sigorta şirketine izafeten Mali Sorumluluk Sigortası limit ve şartları çerçevesinde sorumlulukları olduğunu, davacının kazadan kaynaklı alacaklarının ödendiğini, kusur durumunun tespiti ile davacının bakıcı giderinin belge ve faturalarla ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile davanın trafik kazası sonucu maluliyet nedeni ile bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, alınan kusur raporu ile yabancı plakalı aracın 07.07.2015 tarihinde davacıya çarpması neticesi gerçekleşen olayda davacının %80 oranında, davalının ise %20 oranında kusurunun bulunduğu, dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdi edildiği ve davacının 383.993,82 TL bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, kazanın gerçekleştiği tarihte Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 290.000,00 TL, tedavi gideri kişi başına teminat limiti ise 290.000,00 TL olduğu ve bu iki teminatın birbirinden bağımsız olduğu, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/397 Esas, 2018/221 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde davacı lehine 149.851,00 TL daimi iş göremezlik, 6.026,73 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği ve kesinleştiği, sağlık gideri teminatı kapsamında olan 6.026,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının sağlık gideri teminat limiti olan 290.000,00 TL'den düşülerek dava tarihi olan 19.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 283.973,27 TL bakıcı gideri tazminatının kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 283.973,27 TL bakıcı gideri tazminatının 19.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili; davalı yeşil kart sigortasının kapsamının 290.000,00 TL'yi aşan bir taleple karşı karşıya kaldığını, yeşil kartı sigortasını düzenleyen sigortacıdan eğer talep konusu tazminat sigortacının ülkesinde teminat kapsamında ise kendi ülkesindeki limit ve kapsamı uygulamak için ek onay istemesi olduğunu, eldeki dosya kapsamında trafik kazası sonucunda kimi zaman kişilerin uğradığı maddi zararların kaza tarihinde geçerli teminat limitini aştığını, yeşil kart sigortası ile teminat altına alınan araçlarda eğer ilgili ülkede kesilen poliçe limitleri Türkiye'de daha fazla ise poliçe kesilen ülkenin teminat limitlerinin dikkate alınarak uğranılan tüm maddi zarara göre hüküm tesis edilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın Fransa plakalı olduğunu, Fransa'daki trafik sigortasına denk gelen kesilen poliçelerin bedeni zarar teminatlarının limitsiz olarak belirlendiğini, dosya kapsamında alınan 28.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin kaza nedeniyle maruz kaldığı bakıcı gideri zararının Türkiye teminat limitlerini aştığının tespit edildiğini, teminat limitini aşan tazminat ise Fransa'da belirlenen teminatların içerisinde kaldığını, bu nedenle dosya kapsamında bedel artırımı yapıldığını, istinaf konusu kararda Türkiye'deki tazminat limitleri tutarında hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırılık arz ettiğini, hükme esas alınan 28.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabının yapıldığını, bu hesaplama yönteminin güncel ve Yargıtay kararlarına ve yüksek yargı kararlarına aykırılık arz ettiği gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurumun yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştıkları kazalarda geçerli bir yeşil kart sigortalarının bulunması halinde bunların sigorta yaptırmasına gerek olmaksızın araçların neden olacağı zararları karşılamak olduğu, yeşil kart poliçesinin o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi olarak tanımlanacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesi ile ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde Strazburg şehrinde imzaladıkları “Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortası İhdası” ile ilgili anlaşma hükümleri uyarınca, yabancı plakalı motorlu araçların, şayet milletlerarası geçerli olup Türkiye’de de kabul edilen sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar, zorunlu trafik sigorta güvencesinde olacağı, böyle bir sigortası yoksa, bu araçlar için Türkiye sınırlarına girişlerinde, zorunlu trafik sigorta sözleşmesi yapılacağı, Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosunun, yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştığı kazalarda zararların karşılanması sorumluluğu araçların yeşil kart sigortası olması halinde, kaza tarihindeki Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limitleri ile sınırlı olduğu, olayda 290.000,00 TL teminat limiti olduğu, davalının bu teminat limitinden 6.026,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yaptığı, davacının TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması gerektiğini beyan etmişse de TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulama imkanı kalmadığından davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalının sorumluluğundaki yabancı plakalı aracın, davacı yayaya 07.07.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 99 uncu maddeleri.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının teminat limiti kapsamında karar verilmiş olması, hesaplama yönteminin TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılacak olmasının sonuca etkili olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı, 07.07.2015 tarihinde yabancı plakalı ve yeşil kart sigortası bulunan aracın çarpması neticesinde sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu beyan ederek sürekli bakıcı gideri talebinde bulunmuştur. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/397 Esas 2018/221 Karar sayılı dosyası ile aynı kazaya ilişkin olarak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, 149.851,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına ve 6.026,72 TL geçici iş göremezlik tazminatına karar verildiği beyan edilmiştir. Somut olayda mahkemece 383.993,82 TL sürekli bakıcı gideri hesaplaması yapıldığı ancak teminat miktarının 290.000,00 TL olduğu, ödenen 6.026,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının tenzili ile 283.973,27 TL sürekli bakıcı giderine karar verilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış, bakıcı giderinin de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardan olup ve tedavi gideri kapsamındadır. Geçici iş göremezlik tazminatı ise iyileşinceye kadar olan dönemdeki sakatlığa ilişkin olup, bu tazminat kaleminin tedavi teminatına değil, sakatlık tazminatı teminatına dahildir. Sakatlık tazminatı giderine dahil olan geçici iş göremezlik tazminatı miktarının, tedavi gideri teminatına dahil olan sürekli bakıcı giderinden tenzili hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir

Açıklanan sebeple;

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Dosya kapsamından, davacının sürekli bakıcı gideri talebinde bulunduğu, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/397 Esas 2018/221 Karar sayılı dosyasında 6.026,72 TL geçici iş göremezlik tazminatına karar verildiği, teminat miktarının 290.000,00 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince ödenen 6.026,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının tenzili ile 283.973,27 TL sürekli bakıcı giderine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Geçici iş göremezlik tazminatının poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği dikkate alınmak suretiyle mahkemece verilen karar doğru olup hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.