SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/670 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,

1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

Torununu hastaneye götüren sanık ile doktor olan katılan arasında çıkan tartışmada sanığın katılana yönelik "...dağıtırım hastaneyi, burayı dağıtırım anasını sinkaf ettiğimin çocuğu, şerefsiz, a... koduğumun doğurduğu, ben seni yaşatır mıyım." demek suretiyle hakaret ve tehditte bulunduğu, sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar M. S., H. M. ve D. G.'nin anlatımları, dosyada mevcut CD içeriği, 09.09.2015 tarihli CD izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Sanığın hakaret suçuna ilişkin tevilli ikrarda bulunması, katılanın iddialarının, tanıklar M. S. ve H. M'nin anlatımları ve CD içeriğiyle doğrulanması ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna ve haksız tahrikin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğine dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmayarak, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tehdit suçuna ilişkin cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Hakaret eylemini, acil polikliniği koridorunda işlediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.