Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin 15 gün şeklinde yanıltıcı olarak belirtilmiş olması nedeniyle sanık müdafiinin hükmü süresi içinde temyiz ettiği anlaşılmakla, 17.04.2019 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2017/723 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1660,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; dosya kapsamı itibarıyla sanığın atılı suçu işlemediği sabit olduğu halde mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Katılan ...'ın ...'da faaliyet gösteren...isimli firması yurt dışından sipariş verilen damperlerde kullanılan 72 set araç lastikleri, jant ve aksamları için İsfehan/İran adresinde faaliyet gösteren ...isimli firma ile www.Iring-co.com adresinde yazılı firma yetkilisi ...ile 03.05.2013 tarihinde mal alımı konusunda anlaştıkları, 15.05.2013 tarihinde firmaya fatura bedeli olarak 30.756 USD.nin, 16.05.2013 tarihinde sanık ...'ın yetkili müdür olarak çalıştığ... isimli firmanın TEB Bankasındaki hesabına havale edilmesi istenildiği, ilk önce hesabın yanlış olması sebebi ile aynı bankanın ... numarası ile şikayetçi firmanın Garanti Bankasındaki 13610.... numaralı hesabına havale edildiği, yapılan havale mail ortamında İran'daki irtibat kurulan firmaya gönderilerek ürünlerin teslimi istenildiği, bir müddet sonra sipariş verilen malların gelmemesi üzerine sanığın çalıştığı firma ile irtibata geçildiği ve sanığın kendi çalıştığı firmaya gelen parayı pasaportunu ibraz eden Uche... isimli Nijerya pasaportlu kişiye bankadan 24.600 USD.yi çekip kasada bulunan 6000 USD.yi ilave ederek ödediğini iddia ve kabul edilmiştir.

A. Tebliğname Yönünden
5217 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2017/723 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.