ASLİ MÜDAHİL: Maliye Hazinesi
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen davanın reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asli müdahil Hazine vekili ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 106 ada 68,70,71,81,82 ve 95 parsel ... 14405,58,2456,81,40600,62,19588,14,7243,31 ve 9172,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 86,87,93,105 ve 109 parsel ... 20958,33,29348,49,30275,86,4990,20 ve 6991,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 111 parsel ... 12484,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 106 ada 116 ve 119 parsel ... 7466,87 ve 5060,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 108 ve 114 parsel ... 36004,41 ve 9066,74 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 4,13,15 ve 126 parsel ... 24784,91,3657,40,2329,07 ve 15956,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 62 parsel ... 3690,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalılar ..., ..., ..., ... ile dava dışı ... ve ... adına, 106 ada 113 parsel ... 8838,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı ... adına, 106 ada 117 parsel ... 14957,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise dava dışı ........kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tesbit edilmiştir. Bozma sonrası birleşen dava dosyasında ise 106 ada 4 parsel ... taşınmaz davalı ... adına, 106 ada 6,123 ve 125 ve 115 ada 48 parsel ... taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 69,80,89 ve 102 parsel ... taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 91,96 ve 113 parsel ... taşınmazlar davalı ... ... adına, 106 ada 100 parsel ... taşınmaz davalı ... ve paydaşı adına, 115 ada 5 parsel ... taşınmaz dava dışı Nesip ve ... adına, 106 ada 110 ve 120 parsel ... yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların mera olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, davacı ile aynı nedenlere dayanarak davaya katılma talebinde bulunmuştur.
Mahkemece ayrı ayrı yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararda, asıl davada 106 ada 68,70,71,81,82, 95,86,87,93,105,109,111,116,119,108,114,4,13,15,126 ve 62 ... parsellere yönelik davanın davanın Kadastro Kanunu gereğince resen yürütülmesi gerekli davalardan olmadığı ve yeterli kesin süreyi içerir ve yapılabilir nitelikteki işler ile uymamanın sonuçlarını açıkça anlatan, ayrıca davacıya ihtar ve tebliğ edilen 23.05.2008 tarihli duruşma tutanağında ayrıntılı olarak gösterilen giderleri kendisine verilen kesin süre içerisinde yatırmadığından 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 36/1 maddesi gereğince reddine, 106 ada 113 ve 117 ... parsellere yönelik davanın ise tutanakta malik olmayan kişiler aleyhine açıldığından husumet nedeniyle reddine ve çekişmeli taşınmazların tesbit gibi tescillerine, bozma sonrası birleşen dava dosyası yönünden 115 ada 5 parsel yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, 106 ada 6,69,80,89,91,96,100,102,110,120,123 ve 125 ve 115 ada 48 parsel ... taşınmazlar yönünden davanı 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 36/1 maddesi gereğince reddine, 106 ada 6,69,80,89,91,96,100,102,110,120,123 ve 125 ve 115 ada 5 ve 48 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. Asıl davada davacı tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 2008/8658 Esas ve 2008/8130 Karar ... ilamıyla hükmün onamasına karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/3898 esas ve 2010/4038 karar ... ilamıyla; "... Kadastro Mahkemesinin 2006/598-2008/304 E-K ... dava dosyasında, Dairemizin 11.2.2010 tarih ve 2009/8252-2010/582 E-K ... eksik iade kararımız gereğince temyiz incelemesine konu ... bu mahkeme kararı katılma talebi reddedilen hazineye tebliğ edilmiş ve hüküm, hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece hazinenin katılma isteminin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya içinde toplanan delillere uygun düşmediği gibi yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli değildir. Hazine, görülen davaya, taşınmazların mera olduğunu öne sürerek katılma talebinde bulunmuştur. Taşınmazların mera olan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu nitelikteki taşınmazların kişiler adına tespit ve tesciline karar verilemeyeceği gözetildiğinde, hazinenin kadastro mahkemesinde görülen bu davaya katılma isteminin yerinde olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca hazinenin davaya katılma isteminin kabulüne karar verildikten sonra taraflar ve katılan ... tarafından gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, taşınmazın, gerçek niteliğinin, tapu kaydı ile veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, bu araştırmaların mahkemece kendiliğinden yapılması ve katılan davacı ... yönünden karar kesinleşmediği anlaşıldığından dava konusu taşınmazların tutanak asılları davalıdır şerhi verdirilerek dosya içine getirtildikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, deliller toplanmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi 106 ada 4 ve 113 parsel ... taşınmazların ... Kadastro Mahkemesinin 2006/598 Esas ... dava dosyasında dava konusu olduklarına göre HUMK'un 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın varlığı halinde davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi dahi isabetsiz, katılan davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/3897 Esas ve 20107/4039 Karar ... ilamla bozma sonrası birleşen dava dosyasında da benzer şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinden ötürü hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ve davalar birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde; gerek asıl dosya gerekse birleşen dosya yönünden bozma öncesi yargılamada davacı ... hakkında verilen hükmün temyiz incelemesi neticesinde temyiz itirazının reddi ve onama kararları ile kesinleştiği bu nedenle ...'nün talebi yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asli müdahil Hazinenin talebi yönünden yapılan incelemede; dava konusu 106 ada 4 parsel, 106 ada 6 parsel 106 ada 13 parsel, 106 ada 15 parsel, 106 ada 62-68 parseller, 106 ada 69-70 parseller, 106 ada 71 parsel, 106 ada 89 parseller, 106 ada 91-93 parseller, 106 ada 95-96 parseller, 106 ada 100-102 parseller, 106 ada 108 parsel, 106 ada 110 parsel, 106 ada 111 parsel, 106 ada 113 parsel, 106 ada 114 parsel, 106 ada 116 parsel, 106 ada 117 parsel, 106 ada 119 parsel ve 106 ada 120-123-125-126 parsel ... taşınmazları çevreleyen taşınmazların da tarla ve çayır vasfında olduğu, dava konusu 115 ada 5 parsel ... taşınmaz ise kuzey yönünden mera parseli ile komşu olsa da aralarında ayırıcı unsurlarının olduğu, taşınmazların hali hazırda çayır ve tarla vasfında olduğu gerek mahkeme gözlemi gerek alınan teknik raporlar ile anlaşıldığı bu nedenle eylemli duruma göre meradan açılma durumunun oluşmadığı yine mahalde dinlenen bilirkişi beyanları ile taşınmazın mera olarak hiç bir zaman kullanılmadığının anlaşıldığı, yapılan yazışmalar ile taşınmaza dair mera tahsis kararı olmadığının tespit edildiği bu nedenle tahsisli mera da olmadığı, bir yerin mera olarak nitelendirilebilmesi için yetkili mercilerce mera olarak tahsis edilmiş olması veya kadimden(öncesi bilinmeyen bir zamandan) beri bu amaçla kullanılagelmiş olması gerekliliği de gözetildiğinde taşınmazların mera vasfının bulunmadığı anlaşılarak taşınmazın vasıf itibari ile özel mülkiyete konu olabileceği ve mahalli bilirkişilerin beyanları ile dava konusu taşınmazı davalılara murislerinden intikal ettiğini bu nedenle eklemeli zilyetlik ile tespitten geriye en az 30 yıl boyunca nizasız, fasılasız, aralıksız malik sıfatı ile tarla ve çayır olarak kullanmak suretiyle zilyetliklerinin olduğunun anlaşıldığı, teknik ve bilimsel verilerle örtüşen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edildiği, böylece 3402 ... Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının sağladığı, dava konusu 106 ada 80-81 parseller, 106 ada 82 parsel, 106 ada 86 parsel, 106 ada 87 parsel ... taşınmazların mahkeme gözleminde mera vasfında olduğu tespit edilmişse de alınan ziraat bilirkişi raporu ile tarla ve çayır vasfında olduğunun ve uzun yıllardan beri tarımsal faaliyet yapıldığının tespit edildiği, taşınmazların tespitinden 17 ve 48 yıl geriye olan hava fotoğraflarına dair raporda da 86 parsel ... taşınmazın 25 parsel ... taşınmaz ile ayırıcı unsurlarının olduğunun ayrıca 82 ve 86 parsel ... taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığının tespit edildiği, yine mahalde dinlenen bilirkişi beyanları ile taşınmazın mera olarak hiç bir zaman kullanılmadığının anlaşıldığı, yapılan yazışmalar ile taşınmaza dair mera tahsis kararı olmadığının tespit edildiği bu nedenle tahsisli mera da olmadığı, bir yerin mera olarak nitelendirilebilmesi için yetkili mercilerce mera olarak tahsis edilmiş olması veya kadimden (öncesi bilinmeyen bir zamandan) beri bu amaçla kullanılagelmiş olması gerekliliği de gözetildiğinde taşınmazın mera vasfının bulunmadığının kabul edildiği, yine mahalli bilirkişilerin beyanları ile dava konusu taşınmazı davalılara murislerinden intikal ettiğini bu nedenle eklemeli zilyetlik ile tespitten geriye en az 30 yıl boyunca nizasız, fasılasız, aralıksız malik sıfatı ile tarla ve çayır olarak kullanmak suretiyle zilyetliklerinin olduğunun anlaşıldığı, teknik ve bilimsel verilerle örtüşen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edildiği böylece 3402 ... Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının sağladığı, 106 ada 105 parsel ... taşınmaz yönünden ise her ne kadar alınan ziraat raporunda taşınmazın halihazırda tarla vasfında olduğu belirtilse de bir taşınmazın geçmişteki niteliğini, sürdürülen zilyetliğin süresini ve şeklini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarından yararlanarak yapılan inceleme neticesinde taşınmazların tespitinden 17 ve 48 yıl geriye olan hava fotoğraflarına dair raporda da 25 parsel ... mera vasıflı taşınmaz ile ayırıcı unsurlarının olmadığının tespit edildiği; 106 ada 109 parsel ... taşınmazın ise hali hazırda mera vasfında olduğunun hem mahkeme gözlemi hem de ziraat raporu ili anlaşıldığı bu nedenle dava konusu taşınmazların öncesinin mera vasfında olduğu ve meradan açıldığı böylece dava konusu taşınmazın özel mülke konu olamayacağı kabul edildiği; hava fotoğraflarına dair raporda her iki taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığının, imar ve ihya çalışmasının da olmadığının tespit edildiği bu nedenle somut ve bilimsel verilerle desteklenmeyen dinlenilen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları beyanlarına mahkememizce itibar edilmediği böylece Kadastro Kanunu 14. maddesinde düzenlenen ve ekonomik amaca uygun zilyetlik şartının sağlanmadığı, zilyetlik şartlarının sağlandığı kabul edilse dahi taşınmazın önceki niteliğinin zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olmadığı yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda anlaşıldığından sürüdürülen zilyetliğe hukuken değer verilmediği, dava konusu 115 Ada 5 parsel ... taşınmazın... ve ... adlarına tespit edildiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 65. maddesi uyarınca davaya katılmanın o yargılamanın taraflarına yönelik olabileceği açıkça düzenlenildiği; davacının da su şahısları davalı olarak göstermediği, kadastro tutanağında davalıların tespit maliki olmadıkları dolayısıyla davada taraf sıfatlarının olmadığı bu nedenle askı ilan süresi içerisinde doğru hasıma karşı açılan bir dava bulunmadığı anlaşılmakla, hakimin davanın başından sonuna kadar dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen araştırma zorunluluğu karşısında HMK 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca asli müdahilin bu parsele yönelik davasının pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, sonuç olarak ... İli Merkez İlçesi ... ... Köyünde kain 106 ada 4 parsel, 106 ada 6 parsel, 106 ada 13 parsel, 106 ada 15 parsel, 106 ada 62-68 parseller, 106 ada 69-70 parseller, 106 ada 71 parsel, 106 ada 80-81 parseller, 106 ada 82 parsel, 106 ada 86 parsel, 106 ada 87-89 parseller, 106 ada 91-93 parseller, 106 ada 95-96 parsel, 106 ada 100-102 parseller, 106 ada 108 parsel, 106 ada 110 parsel, 106 ada 111 parsel, 106 ada 113 parsel, 106 ada 114 parsel, 106 ada 116 parsel, 106 ada 117 parsel, 106 ada 119 parsel ve 106 ada 120-123-125-126 parseller, 115 ada 48 parsel, 115 ada 5 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine, 106 ada 105 ve 109 parsel ... taşınmazların tespitinin ayrı ayrı iptali ile 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 16/B maddesi uyarınca ayrı ayrı aynı ada ve parsel numarası altında "mera" vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde asli müdahil Hazine vekilince reddedilen parseller yönünden ve davalılar ... ile ... tarafından 106 ada 105 ve 109 parseller yönünden temyiz edilmiştir.
1.Davalı ...'ın temyiz itirazları incelendiğinde;
Dava konusu 106 ada 105 ve 109 parsel ... taşınmazlar davalı ... adına kadastro sırasında tespit edilmiş olup Mahkemece davanın kabulüyle tespitin iptaline karar verilmiştir. Davalı ... tespit maliki olmadığı gibi, taşınmazlar hakkında açılmış davası da bulunmadığından hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Asli müdahil Hazine vekili ve davalı ...'in temyiz itirazlarına gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekili ve davalı ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil Hazine vekili ve davalı ...'in temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, davalı ...'ın temyiz inceleme talebinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davalı ...'a iade edilmesine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin davalı ...'ten alınmasına, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.