SUÇLAR: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına

Karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz istemi; haklarında beraat kararları verilen sanıkların atılı suçları işlemeleri nedeniyle beraat hükümlerinin bozulması, haklarında ceza hükümleri verilenler yönünden yeniden incelenerek eylemlerine uygun ceza hükümlerinin uygulanması talebine ilişkindir.

2. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz istemi; sanıklar hakkında taraflı olarak yapılan idari soruşturma sonucunda oluşturan rapor sonucunda, yeterli yargısal soruşturma yapılmadan dava açılması ve mahkemesince eksik araştırma ve inceleme maddi ve manevi unsurları oluşmamasına rağmen atılı suçlardan mahkumiyet kararları verilmiş olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

3. Sanık ... Müdafinin temyiz istemi; görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurları oluşmamasına rağmen mahkumiyet kararı verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanık ...'ın Emniyet Genel Müdürlüğünde Dış İlişkiler Daire Başkanı, sanık ...'ün Başkan Yardımcısı olduğu, sanık ...'in de şube müdürü olarak görev yaptığı, Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığınca "Ülke/Bölge Uzmanları Projesi"kapsamında başkanlığın kuruluş, görev ve Çalışma yönetmeliği ve teşkilat şemasında bulunmayan "ülke/bölge uzmanı" sıfatıyla sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ...'nun kıtalardan sorumlu olarak görevlendirildikleri, kurulumun oluşması aşamasında üst amirlerin yanıltılarak personel ataması yapıldığı, bu kurulumun giderlerinin strateji geliştirme ve destek şube müdürlüğü vasıtası ile ödenerek kamu zararı oluşturulduğu, bu kurulum tarafından yapılan resmi yazışmaya rastlanmadığı, görev tanımlarının açıkça belirtilmediği, ülke polis danışmanı olarak onayda ve üst yazıda belirtilen vasıflara uymayan personelin seçildiği belirtilerek

a. Dış İşleri Daire Başkanlığı Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde kuruluşu ve görev tanımı olmayan Bölge/Ülke Polis Uzmanı teşkilatlanması yaparak görev dağılımı yapan ve bu personelin ataması için Personel Daire Başkanlığına yazı yazmak suretiyle üst amirleri yanıltarak personel ataması yaptıran Daire Başkanı ...,Başkan Yardımcısı ..., Baş Polis Memuru ..., Şube Müdürü ...’in görevlerini kötüye kullandıkları,

b. Teşkilatlanmada geçmişe dönük ne tür çalışma yaptıkları ve nerelerle irtibat kurduklarına dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Daire Başkanlığınca istenmesine rağmen teslim edilmediği, periyodik zamanlarda rapor sunmadıkları nedeniyle ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nun görevlerini kötüye kullandıkları,

c. Yönetmelikte görev tanımı olmayan Ülke/Bölge Koordinatörlüğü teşkilatlanmanın/kurulumun giderleri Başbakanlık örtülü ödeneğinden BDK (Barışı Destekleme ve Koruma Harekatları) fonundan ödendiği ve kamu zararı oluşturma eylemine iştirak eden Daire Başkanı l. Sınıf Emniyet Müdürü ... ile 2. Sınıf Emniyet Müdürü ...’ün görevlerini kötüye kullandıkları,

d. Daire Başkanı ..., Başkan Yardımcısı ..., Emniyet Amiri ... ve ...’ın ... İmza Sirküleri Yönergesine aykırı evrak düzenleyerek Genel Müdür Yardımcısının onayına sunmak suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları,
e. 2. Sınıf Emniyet Müdürü ... onaya sunduğu ve kendisi tarafından imzalanan personel listesinin tarihinin 22.10.2013 tarihi veya öncesinde bir tarih olması gerekirken 28.10.2013 olması itibariyle değiştirilmiş olduğu bu nedenle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği, onayda ve üst yazıda belirtilen vasıflara uymayan personelin seçildiği, listeyi onaylayarak görevini kötüye kullandığı

f. Daire Başkanı ... ile Başkan Yardımcısı ...’ün Bölge Koordinatörü olarak görev tanımı yapılan görevlilerin periyodik dönemlerde rapor vermeleri ve yaptıkları çalışmaları bildirmeleri gerekirken yapmadıkları bu nedenle de denetlenmedikleri belirlenmekle görevlerini ihmal ettikleri, iddiasıyla dava açılmıştır.

2. Sanıklar hakkında soruşturma izinleri alınmıştır.

3. Sanıklar suçlamaları kabul etmemiş, tüm işlemlerin resmi prosedür takip edilerek, yetkili kişilerce imzalanarak, şeffaf bir şekilde gerçekleştirildiğini, kimsenin menfaat temin etmediği gibi, özveride bulunarak, harcırah almadan görevlerini ifa ettiklerini savunmuşlardır.

4. Mahkemesince, "sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nin, duruşmadaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, dosyadaki belgelere göre de sanıkların görevlerinin gereklerine aykırı hareket ettiklerine ilişkin veya kamunun zararına sebebiyet verdiklerine ilişkin kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatlerine, sanıklar ..., ... ve ... TCK 257/1 madde kapsamında ... bünyesinde Dış İlişkiler Daire Başkanlığında bir bölüm oluşturmak istedikleri, bunu yasal zemin içerisinde gerçekleştirmeye çalıştıkları, üst amirlere, bakana bu olayların intikal ettirildiği belirtilmesine rağmen, mahkememize sunulan emniyetin kendi bünyesi içerisinde yapılan birçok faaliyetlere ilişkin bilgi ve belgeye rağmen bu husus açıklanamamıştır. Çalışma ortamında sanıkların belirli bir hedef gözeterek bir yapılanma içerisinde bulundukları, bu yapılanma ile ilgili ayrı bir birim oluşturmaya çalıştıkları, bu birime de kendi bilgileri dışında atama yapılmasının engellenmesi amacıyla yasaya ve yönergeye uygun faaliyetlere ilişkin düzenlemeler yapıldığı . Sanık ...'ün resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili yapılan değerlendirmede sanık her ne kadar savunmasında sehven ya da aceleyle tarih attığını belirtmiş ise de düzenlenen evrakın ülke polis danışmanlığı olay listesi olduğu ve uygunluk onayı verildiğinden, buna ilişkin işlemler yapıldığından, imzanın atıldığı 2013 yılından sonra sanığın bu imzanın sehven atıldığına dair Bakanlık birimi çerçevesinde bir faaliyette bulunmadığı, buna ilişkin bilgi veya belge sunmadığı, kendi savunmasında da sadece sehven atıldığını iddia ettiği, bu şekliyle yapılan atamalar göz önüne alındığında, sanığın resmi belgeyi imzalayarak sahte bir belge düzenlemiş olduğu anlaşıldığından, sanığın memur olması sebebiyle TCK 204/2 maddesi kapsamında cezalandırılmasına" karar verilmiştir.

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden

1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 01.06.2015 ve 07.07.2015 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık ...'ün onaya sunduğu ve kendisi tarafından imzalanan personel listesinin tarihinin 22.10.2013 veya öncesinde bir tarih olması gerekirken 28.10.2013 olması itibariyle değiştirilmiş olduğu bu nedenle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmediği, kendisi daire başkan yardımcısı olarak görev yaptığı için evrakın hazırlanıp, parafları atıldıktan sonra kendisine imzaya geldiğini, evrakta küçük bir eksiklik gördüğünü bu nedenle düzeltmeye gönderdiğini, bu arada bir heyeti karşılamak için dışarı çıkarken evrakı kendisine getirdiklerini, ayın 22 si olmasına rağmen kendisinin sehven 28 i yazarak listeyi imzalamış olduğunu, olayın tamamen maddi bir hata olduğunu savunduğu anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu 28.10.2013 tarihli listenin sahte olduğu iddia edildiğinden makama sunulan 22.10.2013 tarihli bir listenin bulunup bulunmadığı, bu hususta kurum içinde yapılmış bir iç yazışma var olup olmadığı, 22.10.2013 tarihinde olur alındıktan sonra alt birimlere üst yazı eklerinin ne zaman gönderildiği ve ekinde liste bulunup bulunmadığı araştırılıp, belgede imzası olan kişilerin tanık olarak dinlenilerek suça konu belge ve gerçekte düzenlenen belge ile ilgili görgüye dayalı bilgilerine başvurulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Beraat Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleAnkara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.