Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Tebliğname'de, hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna, sözlerin düşünce açıklaması ve eleştiri kapsamında kabul edilemeyeceğine, sanığın eylemini kasten gerçekleştirdiğine, katılanın sıfatının dikkate alınması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Gazeteci olan sanığın, ... isimli internet sitesinde yapmış olduğu paylaşımda yer verdiği ifadeler ile hakim olan katılana hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, katılan beyanı, davaya konu yazı çıktısı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece, sanığın yaptığı paylaşım ile katılanın eylemine yönelik eleştiride bulunduğu ve hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilip, sanık hakkında beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında "10.04.2014" olan suç tarihinin "2014" olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık savunması, katılan beyanı, dosyada mevcut paylaşım çıktıları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Yerel Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.