SUÇLAR: 6222 sayılı Kanun'a muhalefet

Mahkûmiyet

Seyirden yasaklama tedbirine uymamak suçundan sanık ...'in, İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/539 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararıyla, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğinin Önlenmesine Dair Kanun'un (6222 sayılı Kanun) 18/9,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62,52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 28 defa 300,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 27.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96857 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96857 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, 13/12/2018 tarihinde hakkında seyirden yasaklama tedbir kararı verilen sanığın, tedbir kararına rağmen, taraftarı olduğu takımın muhtelif tarihlerdeki maç saatlerinde kolluk kuvvetine müracaat etme yükümlülüğünü yerine getirmemesinden ibaret somut olay sebebiyle, İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın farklı günlere ait yükümlülük ihlallerinin olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un ''Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.'' şeklindeki 43. maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılmaksızın sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,

1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 16/10/20218 tarihli ve 2018/4311 esas, 2018/10427 karar sayılı ilamında yer alan "Sanık hakkında yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğünün birden fazla ihlali halinde, Yerel Mahkemece; suç ve iddianame tarihleri gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu bulunmaktadır... sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu bulunduğundan" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, hakkında seyirden yasaklılık tedbirine hükmedilip, maç saatlerinde kolluk kuvvetine müracaat etme yükümlülüğü yüklenen sanığın, bu yükümlülüğünü ihlal etme suretiyle, bir suç işleme kararı çerçevesinde taraftarı olduğu takımın maçının bulunduğu saatlerde kolluk güçlerine müracaat etmemesi hususunda, Mahkemesince öncelikle zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-Sanığın yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemine ilişkin dava dosyanın akıbetinin tespit edilememesi nedeniyle, mahkemesince sanık hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan dava dosyasının getirtilip, soruşturma veya kovuşturma neticesinde verilen kararın türü ve tarihi ile koruma tedbirinin kaldırılmasına karar verilmiş ise, bu tarihin tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir ...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden yapılan incelemede;
12.07.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7182 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde yapılan değişiklikle imza yükümlülüğüne uyulmayan her müsabaka için ayrı adlî para cezası uygulanacağının öngörüldüğü ve suç tarihleri itibarıyla anılan düzenlemenin yürürlükte olduğu cihetle, Mahkemece her ihlal için ayrı adlî para cezası uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden yapılan incelemede;

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2.İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/539 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.