Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Babaeski 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/904 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; gerekçeli kararda sadece sanığın beyanına yer verildiğine, değerlendirme yapılmadığına,savunmaların dikkate alınmadığına,sanığın hazırlık aşamasında baskı altında verdiği ifadesinin esas alındığına,bu hususta gerekçe gösterilmediğine, elverişli gerekçe gösterilmeden Kanun'un 62 nci maddesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.

1.Olay tarihinde ...plaka sayılı aracın görevli ekiplerce yapılan plaka sorgusunda plakanın 2001 model Lada Vega marka araca ait olduğunun tespit edildiği, şahin marka aracın motor ve şase numarasından yapılan sorgusunda aracın gerçek plakasının ... olduğu ve aracın 25.08.2015 tarihinde trafikten çekildiği, aracın ruhsat sahibinin ... olduğu, aracın ... tarafından sözleşme ile sanık ...'a satıldığı, sanık ...'ın araca... plakayı taktığı ve aracı hakkında hükmün açıklanması kararı verilen sanık ...'a sözleşme ile sattığı, aracın ruhsatının ...'da bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, suçunu inkar etmiştir.

3. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Sanığın sahte plaka kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı ile 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, "muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu gözetilerek; suça konu 59 (..) (....) sayılı plakaların yasal unsurları taşıyıp taşımadığının ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tartışılarak ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurularak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,

2. Adli emanetin 2015/253 numarasında kayıtlı suça konu plakaların dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Babaeski 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/904 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.