B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 incisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ilâ sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.03.2020 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ilâ sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, sanığın kazanılmış hakkı olduğundan infazın 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; bilinçli taksirin dikkate alınarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17: 50 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki araçla gece vakti, meskun mahal dışında aydınlatmanın olmadığı, tek yönlü iki şeritli yolun sağındaki akaryakıt istasyonundan yola çıkıp düz şerit çizgileriyle belirlenmiş orta refüj aralığından sola dönüş yapmak istediği sırada, soldan gelmekte olan katılan ...'in idaresindeki araçla sanığın aracına çarptığı, kazanın ardından yaralılar araçlardan çıkarılırken aynı istikamette seyir halinde olan Oktay'ın idaresindeki araçla İsmail'in yol ortasında kazalı duran ve kendisinin de içinde olduğu aracına çarpması neticesinde, katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, katılanlar Zeliha, Coşkun ve Özgül'ün ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları olayda; kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.03.2020 tarihli ilâmıyla;
"...Sanığın orta refüjün devamlı çizgi ile belirlenmiş olmasına karşın, orta refüjü geçerek karşı istikamete doğru sola dönüş yapmaya çalıştığı anlaşılmakla, sanık yönünden bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hakkında TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilen ve bu cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Mahkemece uyma kararı verilerek ve sanığın savunması alınarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ilâ sekizinci fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, sanığın kazanılmış hakkı olduğundan infazın 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki düzenleme gereğince, yasanın öngördüğü süreden daha az denetim süresi belirlemenin güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeksizin, kazanılmış hakkı nedeniyle infazı 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilen sanığa 1 yıl denetim süresi belirlenerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "1 yıl denetim süreli" ibaresinin "1 yıl 3 ay denetim süreli" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.