HÜKÜM:
1-) Sanıklar ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2,3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 53,58/9,63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
2-) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kamu malına zarar verme suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve kamu malına zarar verme suçlarından, sanık ... (...) hakkında kamu malına zarar verme suçundan; CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Sanıklar ..., ..., ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin CMK'nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren; sanıklar ..., ... ve ... (...) müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin ise ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dijital materyaller haricindeki adli emanette kayıtlı eşyalar hakkında mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I-) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet kararına ilişkin sanık ... müdafinin;
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından; sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına ilişkin İETT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanık ...'ın örgüt üyeliği suçuna ilişkin eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, yine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...) ve ... hakkında yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiklerinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; sanık ... müdafiinin, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve İETT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyete ve beraate ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
II-) Sanıklar ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet kararına ilişkin sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'un;
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından verilen beraat kararlarına ilişkin Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
A-) Sanıklar ... ve ... bakımından;
Sanıklar ve müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
B-) Sanık ... bakımından;
Dairemizin 2021/4165 Esas sayılı dosyasında örgütün hücre evi olarak kabul edilen Şirinevler Mahallesi Bahçelievler ilçesi İstanbul ilindeki adresin sanığın mernis kayıtlarına göre ikamet adresi olarak göründüğü, sanığın söz konusu adreste ne kadar süre ile kaldığının tespitine çalışılıp, yine UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılması, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C-) Sanık ... (...) bakımından;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-) Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak alt sınırdan ceza tayini gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
2-) TCK'nın 62/2 nci maddesinde takdiri indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiş olup, geçmişte sabıkası bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanığın aleyhine yukarıda sayılan hususların oluştuğunu gösteren nedenler bulunmadığından yazılı şekilde ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
D-) Sanık ... bakımından;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın Dairemizin 2021/4165 esas sayılı dosyasının sanığı ...'un ikametindeki bir poşette parmak izinin tespit edilmesi, HTS kayıtları ve ikametinde ele geçirilen yayınlardan ibaret eylemleri dışında örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
E-) Sanık ... bakımından;
Başka dosya sanığı ...'nin aşama ifadelerinde Dairemizin 2021/4165 Esas sayılı dosyasının sanığı ... ile ...'dan aldıkları mühimmatları sanık ...'ye ait O Ses Çiğköfte isimli dükkana bıraktıklarını beyan ettiği, sanığa ait çiğköfte dükkanının kamera kayıtlarının incelenmesinde söz konusu mühimmatların ... ve ... tarafından 19/06/2017 tarihinde bırakıldığının anlaşıldığı, sanık ...'un Dairemizin 2021/4165 Esas sayılı dosyasının sanığı ...'e 20.06.2017 tarihinde "GELEN YOK, FİKO BENİM SİTRESİM BANA YETER, FİKO SİTRES KAFAYI YEDİM, BİRGUN DEDİN" şeklinde mesaj attığı, bunun üzerine ...'in ...'a malzemeleri acele alması yönünde mesaj atması üzerine Enver'in sanık ...'un dükkanına gittiği ve mühimmatları 21.06.2017 tarihinde birlikte araca yükledikleri, ...'in söz konusu mühimmatları ... ile ortak oldukları baskı atölyesine götürerek sakladığı, baskı atölyesinde 03/07/2017 tarihinde yapılan aramada 1 adet Kaleşnikof silah, 200 adet kaleşnikof mermisi, 8 boş kaleşnikof şarjörü, 1 adet hücum yeleği, 29 Kg ağırlığında patlayıcı madde yapımında kullanılan TNT+RDX+ALÜMİNYUM TOZU, 5.4 Kg ağırlığında patlayıcı madde yapımında kullanılan RDX+HMX+TNT, 5.3 Kg patlayıcı madde yapımında kullanılan PETN ve 66 metre uzunluğunda içerisinde PETN bulunan infilaklı fitilinin ele geçirildiği somut olayda; sanığın, örgütle organik bağ kurup örgütün hiyerarşisi içinde yer aldığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı nazara alındığında, eyleminin örgüte yardımın özel bir şekli olan TCK'nın 315 inci maddesindeki silah sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucunda yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'ın bozma nedeni ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için yazı yazılmasına, sanıklar ... ve ...'a verilen ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre, mevcut delil durumu ve bozma sebepleri dikkate alınarak sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.