Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2019/155 Esas, 2022/82 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 27 yıl 6 ay hapis ve 55.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
2. Eylemin uyuşturucu madde nakletme suçunu oluşturacağına,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
5. Yargılama gideri olarak tercüman bilirkişi ücretinin sanığa yükletilmemesi gerektiğine,
6. Sanık hakkında teşebbüs ve yardım hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre sanığın üzerindeki uyuşturucu madde ile birlikte pasaport kontrolünü geçerek ülke topraklarına girmesi suretiyle eylemi fail olarak tamamladığı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 35 inci ve 39 uncu maddeleri
uyarınca teşebbüs ve yardım etme hükümlerinin uygulanma koşullarının bulumadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezada artırım yapılırken (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
C. İstinabe evraklarının tercümesi için yapılan giderlerin, yargılama giderlerine eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırı davranılması,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Hüküm fıkrasının (1) numaralı bölümünün ikinci paragrafında yer alan “5237 sayılı TCK.188/4” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi” ibaresinin yazılması,
B. Hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (5) numaralı bölümünde yer alan “Aşağıda dökümü yapılan ( 1.706,50 TL) yargılama giderinin sanıktan ALINMASINA;” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca istinabe evraklarının tercümesi için yapılan 1.700,00 TL yargılama giderinin devlet hazinesinden karşılanmasına ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesi gözetilmek suretiyle 6,50 TL davetiye masrafının sanıktan alınarak devlet hazinesine gelir kaydına ” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.