Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşma talebini de içeren temyiz istemi, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık tarafından yapılan ödemenin gözönünde bulundurulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükmün bu sebeplerle bozulması talebine ilişkindir.
1.Dosya kapsamına göre, Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin 03.11.2014 tarihli ve 2014/433 Değişik İş sayılı önleme arama kararına istinaden 08.11.2014 günü saat 00: 30 sıralarında ...... Seyahat isimli firmada yolculuk yapan sanık ...'a ait valiz ve orta boy karton kutu içerisinde toplam 223
karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık aşamalarda sigaraları satmak amacıyla aldığını kabul ve ikrar etmiştir.
2.Olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen eşyanın miktarı ve değeri nazara alındığında ticari mahiyette olduğu gözetilerek, sanığın suça konu kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğunun kabul edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın ödeme yapmayı kabul etmediğini söylediği anlaşılmıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.