SAYISI: 2022/İHK-5221
SAYISI: K-2021/161850
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.10.2020 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı olan aracın tek taraflı trafik kazası neticesinde aracın işleteni olup aynı kazada araçta yolcu konumunda olan ...in vefat ettiğini, davacı eşinin destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketinin kazanın hak sahibinin kendi kusurundan meydana geldiği gerekçesiyle taleplerinin teminat dışında olduğunu ileri sürerek talebi reddettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 49.910,81 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın araçta yolcu konumunda bulunan müteveffanın eşi olduğunu, aracın işleteninin aynı zamanda müteveffa ... olması nedeniyle başvuranın taleplerinin teminat dışı olduğunu, destek ...in üçüncü kişi konumunda olmadığını, aktüer hesaplamasında %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kabulü ile 49.010,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuranın, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araçta yolcu konumunda bulunan müteveffanın eşi olduğunu, aracın işleteninin aynı zamanda müteveffa ... olması nedeniyle başvuranın taleplerinin teminat dışı olduğunu, ...in üçüncü kişi konumunda olmadığını, aktüer hesaplamasında %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin tam vekâlet ücretinin 1/5'ini aşamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar'dan önce vuku bulmuş olaylarda destek şahsının kusurunun dikkate alınmaması gerektiği, Genel Şartlardan sonra ise kusurun dikkate alınacağı yönünde kararlar verildiği, "somut olayda kaza 27.10.2020 tarihli olup, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ve Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin son içtihatları uyarınca davalı vekilinin itirazının kabulü gerektiği gerekçeleriyle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu kazanın meydana gelmesinde ...in %75, ...'in %25 kusurlu olduğunu, yasal düzenleme ile araç işletenin/sürücüsünün %100 kusurlu olarak karıştığı tek taraflı kaza sonucunda ölmesi halinde onun desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı almasının önüne geçildiğini, söz konusu kazada desteğini kaybeden davacının destekten yoksun kalma tazminatı almasını engelleyen Genel Şartların Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli iptal kararından sonra kaza tarihi itibariyle uygulamasının kalmadığını, bu çerçevede Yargıtay'ın 01.06.2015 öncesi uygulamasında olduğu gibi söz konusu destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan davalı sigona şirketinin destekten yoksun kalma tazminatından kusurdan bağımsız bir şekilde sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davalı tarafından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 07.03.2020-07.03.2021 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 27.10.2020 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.