B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 incisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2021 tarihli kararıyla basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; kusur tespitine, eksik incelemeye, eylem ile zararlı sonuç arasında nedensellik bağının kurulmadan hüküm verilmesinin hukuka uygun olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sarı ışıkta geçtiğine, kazanın müştekinin yeşil ışığı beklemeden yola erken çıkmasından ve ters istikamete bakmasından kaynaklandığına ilişkindir.

Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 14: 21 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki 19 FE 615 plakalı kamyonet ile Ankara caddesini takiben Çorum istikametinden Merzifon şehir merkezi istikametine seyri sırasında olay yeri ışıklı kavşağa geldiğinde, kırmızı ışık ihlaliyle geçiş yapmak istediği sırada sağındaki kavşak kolundan gelerek seyir yönüne yanan yeşil ışıkta kavşaktan geçiş yapmak isteyen katılan sürücünün sevk ve idaresindeki 05 DP 217 plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentlerinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2021 tarihli ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Olay günü saat 14: 21 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki 19 FE 615 plakalı kamyonet ile Ankara caddesini takiben Çorum istikametinden Merzifon şehir merkezi istikametine seyri sırasında olay yeri ışıklı kavşağa geldiğinde, kırmızı ışık ihlaliyle geçiş yapmak istediği sırada sağındaki kavşak kolundan gelerek seyir yönüne yanan yeşil ışıkta kavşaktan geçiş yapmak isteyen katılan sürücünün sevk ve idaresindeki 05 DP 217 plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğu kabul ve tespit edildiği olayda; trafik kazası tespit tutanağı ile olay anını gösteren kamera görüntülerine göre, sanığın kırmızı ışıklı trafik lambasına uymayarak kazaya sebebiyet verdiği eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hakkında TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.