Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 31/2 nci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2019 tarihli ve 2017/272 Esas,2019/280 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-h, 31/2 nci maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2019 tarihli ve 2017/272 Esas,2019/280 Karar sayılı sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2019/1784 Esas, 2021/1693 Karar sayılı karar ile,
".. suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin belirlenmesi açısından yapılan adli tıp giderleri 885,00 TL'nin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf kanun yolu başvurusu bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin bölümünün "suça sürüklenen çocuğun yargılaması için yapılan 3 adet tebligat gideri 33,00 TL, 2 adet yazışma gideri 15,50 TL olmak üzere 48,50 TL'nin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Adli tıp raporu alınması için sarf edilen 885,00 TL yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına," şeklinde sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.06.2022 tarihli ve 2021/139739 sayılı "Bozma" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine, mahkûmiyeti gerektirir yeterli delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve lehe hükümlerin uygulanmamasının yasa ve usule aykırı olduğuna,
İlişkindir
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ...'in suç tarihinde saat 18.00 sıralarında internet kafede oynadığı oyunun süresi dolunca ek süre almak için cep telefonunu masanın üzerine bırakıp yeniden süre almak için kasaya gittiği, bu sırada katılanın oturduğu masanın yanındaki masada oturan suça sürüklenen çocuk ...'ın, katılanın cep telefonunu aldığı, masaya geri dönen katılanın cep telefonun olmadığını gördüğü, işyeri sahibi ile birlikte kamera görüntülerine baktıkları, daha sonra katılan ...'in kafeden çıkarak durumu emniyet müdürlüğüne bildirdiği, ardından kafeye tekrar girdiği, bu sırada suça sürüklenen çocuk ile yanında bulunan ...'ın kasada oldukları, katılanın onlardan şüphelenerek ...'ın üzerini kontrol ettiği, suça sürüklenen çocuğun katılana müdahale ettiği ve ... ile kafeden çıktıkları, peşlerinden giden katılanın suça sürüklenen çocuktan telefonunu istediği yaşanan itiş kakış yaşandığı suça sürüklenen çocuğun bıçağı çıkararak katılana doğru salladığı ve ... ile birlikte kaçtığının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalardaki ifadelerinde olay bölümü (1) No.lu bentteki gibi beyan etmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuğun hazırlık aşamasında alınan ifadelerinde özetle, ". . olay günü amcamın oğlu ... ile birlikte bir internet kafede bulunuyordum şikâyetçi bizi cep telefonunu çalmakla suçladı. ...'la internet kafeden çıktık bir süre sonra şikâyetçi yanındaki bir kişi ile üzerimize doğru geldi. Ben bir pastaneye sığındım oradaki kişilerden yardım istedim. Şikâyetçi bana "seni sonra tutacağım" dedi ve gitti. Biz şikayetçinin cep telefonunu çalmadık. Bana göstermiş olduğunuz teslim, görüntü inceleme ve teşhis tutanağında görüntüleri bulunan kişi ben değilim.." şeklinde beyanları ile suçlamayı kabul etmemiş, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise, ".. ben öyle birşey yaptığımı hatırlamıyorum mağdurla kavgalıyız bize iftira atıyor ben kendimi savunma için bıçak çıkarttım çocuğun gözünü morartmıştı." şeklinde beyan etmiştir.
4. Tanıklar B. A, B. K'nın ifade tutanakları, kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme, araştırma ve teşhis tutanakları, iletişim tespit tutanakları, sosyal inceleme raporu ile adli rapor dava dosyası içerisindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Hukuki Süreç" başlığının (3) nolu paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği, anlaşılmıştır.
A. Tebliğnamede Yer Alan Bozma İstemi Yönünden
Kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme tutanağında internet kafe içerisinde başında beyaz beresi olan suça sürüklenen çocuğun katılanın oyun oynadığı masaya yöneldiği ve masaya yönelen başka bir şahsa ilişkin tespit yapılmadığı, kafede gerçekleşen olayın akabinde de başında beyaz bere olan suça sürüklenen çocuğun katılana bıçak salladığının güvenlik kamerası görüntüleriyle tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde de katılan ile aralarında yaşanan olay sırasında bıçak çektiğini kabul ettiği, suça sürüklenen çocuk ile aralarında dosyaya yansıyan bir husumeti olmayan ve iftira atması için herhangi bir neden bulunmadığı anlaşılan katılanın aşamalardaki ifadelerinde değişmeyen kararlı beyanlarda bulunduğu dikkate alındığında, tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Suçu İşlemediğine, Mahkûmiyeti Gerektirir Yeterli Delil Bulunmadığına, Alt Sınırdan Uzaklaşılmasının ve Lehe Hükümlerin Uygulanmamasının Yasaya ve Usule Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen kararlı beyanları, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki çelişkili beyanları, tanıklar B. A, B. K'nın ifade tutanakları, kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme, araştırma ve teşhis tutanakları, iletişim tespit tutanakları, sosyal inceleme ve adli raporlar dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin, "..birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ve suça sürüklenen çocuğun kasta dayalı kusurunun ağırlığına nazaran takdiren ve teşdiden temel cezanın belirlendiğine .. suça sürüklenen çocuğun sabıka kaydından anlaşılan, dosyaya yansıyan, duruşmada ve yargılama sürecinde gözlemlenen, suça yatkın, inkara dayalı, pişmanlık göstermeyen ve ıslah olmayan kişilik yapısı, Mahkememizin suça sürüklenen çocuk hakkındaki olumsuz kanısı, yeniden bir suç işlemeyeceği veya suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu bir kanıya varılamaması, suçtan kaynaklı zararın giderilmemesi ile sair koşullarının bulunmamasına nazaran cezada başkaca bir artırım veya indirim ya da aşağıdakiler dışında bir uygulama yapılmasına yer olmadığına.." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığından, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.09.2021 tarihli ve 2019/1784 Esas, 2021/1693 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.