Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/283 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile hükümlü ...'ın tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından 25 gün hapis ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 08.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Zonguldak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/189 Esas, 2020/288 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve hükümlünün atılı suçlardan 25 gün hapis ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar 20.10.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Cumhuriyet Savcılığınca hükmün infazında tereddüt olduğunun Mahkemesine bildirilmesi üzerine Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyayı yeniden ele alarak 25.03.2021 tarihli ve 2020/699 Esas, 2021/131 Karar sayılı kararı ile bu kez tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan hükmolunan 25 gün hapis cezası 500,00 TL adli para cezasına çevrilmiş ve bu karara karşı sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine Zonguldak 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararı ile "karar verilmesine yer olmadığına " karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.12.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB- 2021/161942 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2022 tarihli ve KYB 2021/161942 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“... 1-Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2020/189 esas, 2020/288 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki 50/3. maddesi karşısında, dosya arasındaki sabıka kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan 25 gün kısa süreli hapis cezasının zorunlu olarak seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde,
2- Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/699 Esas, 2021/131 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/189 Esas, 2020/288 sayılı kararı ile tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçu yönünden sanık hakkında verilmiş kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu ve söz konusu karara yönelik kanun yararına bozma yoluna başvurularak kararın bozulmasına karar verilmediği müddetçe, yeniden karar verilemeyeceği gözetilmeden, duruşma açılarak yeniden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1.Yerel Mahkemenin 10.09.2020 tarihli karar ile dosyada karar verdikten sonra kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle 25.03.2021 tarihli verilen ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
"...
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
..."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 kararı ile hükümlü hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçundan 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adli sicil kaydına göre hükümlünün suç tarihinden önce işlediği suçlardan hapis cezası ile mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında hükmolunan 25 günlük hapis cezasının süresi ve adli sicil kaydı dikkate alınarak, adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; (II) hükmün sonuç cezanın belirlendiği (3) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere “Sanık hakkında tayin olunan 25 günlük hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçlunun kişiliği, şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den 500,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım ile (6) numaralı parağrafın çıkartılmalarına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.