İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/126 Esas, 2019/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/2266 Esas, 2019/2515 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz nedenleri, meşru savunmaya, suç vasfına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ... ve katılan ...'ın amca çocukları olup aralarında husumet bulunduğu, olay günü ...'in, ...'ın pilav tezgahının yakınında ... tezgahı bulunan amcaları ... yanına gittiği, ...'ın arabası ile ...'in ... tezgahının önünden geçtiği sırada ... ile ... arasında tartışmasının başladığı ve tarafların birbirlerine küfür ettikleri, sonrasında ...'ın oradan ayrılıp önce evine gidip sonra da pilav tezgahına geçtiği, bu sırada ...'in babası ...'in de ...'in ... tezgahına geldiği, ... ...'ın tezgahına gittiği ve ...'in de arkasından gittiği, bu sırada ... ve ...'in birbirlerine ateş ettikleri, ...'in de elindeki çakı bıçağı ile ...'ın sırtından bıçaklamaya çalıştığı, ancak ...'ın, ...'in eline tabanca ile ateş ederek yaraladığı ve olay yerinden kaçarak uzaklaşmaya çalıştığı, bunun üzerine ...'in ...'ın arkasından ateş ederek kovaladığı ve pasaja girdikleri, pasajın sonuna gelindiğinde kapalı olduğu için ...'ın kaçamadığı, ...'in ...'a bir el daha ateş ettiği, ... tarafından üzerine eşya atılarak engellendiği, ...'in, ... ve ... ile oradan ayrıldıkları, ...'in atışları ile ...'ın yaralanmadığı belirlenmiştir.

2. Katılan anlatımı, tanık beyanları, sanık savunması, adlî raporlar, uzmanlık raporları, kamera görüntüleri, nüfus kayıtları, adlî sicil kayıtları, muhtelif tutanaklar ve tüm evrak dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Sanık ... ve katılan ... arasında önceye dayalı husumet bulunması, ...'ın kaçmasına rağmen ...'in öldürmeye elverişli tabanca ile ateş ederek kovalaması, ...'ın bir ... hanının girişinde kapının kapalı olması nedeniyle sıkıştığında ...'in tabanca ile ateş etmesi sonrasında tanık Sadettin'in ...'e plastik malzemeler (bidon) atarak ...'e engel olması ve sonrasında yanına giderek eylemini devam ettirmesini engellemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki suç vasfının yaralamaya teşebbüs olduğuna dair görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunmanın koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/2266 Esas, 2019/2515 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.