Ret
İLK DERECE

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na (4734 sayılı Kanun) tabi olmayan ve ihale makamı ... ve Şehircilik Bakanlığı AB Yatırımları Daire Başkanlığı olan 03.07.2017 tarihinde gerçekleştirilen Çorum ... ... Yönetimi Projesi için Ağır İş Makinesi Alımı İhalesine davalı firma ile iki firma olarak katılındığını, davalının 289.632 euro ve kendilerinin de 319.000 euro fiyat verdiğini, ihale makamının kendilerine gönderdiği 21.12.2017 tarihli yazı ile "teknik açıdan uygun teklifler en uygun fiyat" olmadığından bahisle elendiklerinin bildirildiğini, ihale öncesinde müvekkili şirketçe, bir kısım şirketlerin fiyat teklifinin rakiplerine oranla daha düşük olmasına rağmen, teknik şartname hükümlerini karşılamadığı için müvekkili tarafından kullanılmadığını, ancak davalının da teknik anlamda yetersiz ürünü yeterli gibi gösterip daha ... bir teklif vererek ihaleyi aldığını, böylece kendilerinin ihaleyi kazanmasına engel olunduğunu, bu firmaya cezai anlamda işlem tesis edilerek yasaklılık kararı dahi verilmesi gerekirken, ihaleyi kazanması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devamı madde hükümleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ile şimdilik 40.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte ve ayrıca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 58 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince maddi zararın 3 katına kadar tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca ihalenin 03.07.2017 tarihinde gerçekleştiğini, öğrenme tarihinin ise 21.12.2017 olduğu değerlendirildiğinde zamanaşımı süresinin tamamlandığını, davanın gereksiz ve hukuka aykırı şekilde açıldığını, davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, karar veren makamın kendileri olmadığını, ortada hukuka aykırı bir eylemin veya haksız bir fiilin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yanlar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmayıp, tarafların aynı ihaleye katılan bir birlerine rakip iki firma konumunda oldukları, davacının ihaledeki teknik koşulları taşımayan ürünlerle ve düşük fiyat teklifi ile ihalede kendi şirketlerinin safdışı kalmasının hukuka aykırı ve haksız bir fiil olduğu iddiasında bulunduğu, ihale tarihinin 03.07.2017 olup ihalenin davalı üzerinde kaldığının davacıya yapılan tebliğ ile 21.12.2017 tarihinde kesin biçimde öğrenildiği, yanlar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'un (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin uygulanmasını gerektirir bir iddia ve talebin bulunmadığı, davacı tarafın iddiasını tamamen haksız rekabete dayandırdığı ve buna göre 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin, öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl olduğu, gerek teknik koşullara aykırılık iddiası ile ihaleyi kazanma hakkına tecavüz edilme olgusunun ve gerekse haksız rekabet yönünden dava tarihi itibariyle yasada öngörülen dava açma süresinin geçtiği, ceza zamanaşımı süresinin burada uygulanamayacağı, bu yönde hiçbir olay ve bildirimden de bahsedilmediği, zira eylemin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (554 sayılı KHK) hükümleri kapsamında da suç oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın teklif mektubunun ve eklerinin "gizlilik" dolayısıyla gösterilmediğini, bu nedenle davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ihale kararının sonucunun bildirimi ile öğrenildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zamanaşımı süresinin başlaması için zarar görenin hem zararı, hem de failini öğrenmesinin gerektiğini, bunlardan sadece birinin öğrenilmesinin kısa zamanaşımı süresinin işlemesi için yeterli olmadığını, zarar veya zarar verici fiilin devam ettiği sürece zarar görenin zararı öğrendiğinin kabul edilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu olayda ... ve Şehircilik Bakanlığı AB Yatırımları Daire Başkanlığınca 03.07.2017 tarihinde gerçekleştirilen Çorum ... ... Yönetimi Projesi için Ağır İş Makinesi Alımı İhalesine davalı firma ile müvekkili şirketin katıldığını, değerlendirme sonrasında müvekkili şirkete gönderilen 21.12.2017 tarihli yazıda, Lot 3 için müvekkili şirketin teklifinin "Teknik açıdan uygun teklifler arasında en uygun fiyat" olmadığından bahisle elendiğinin ve ihalenin 289.632 euro bedelle Seha Müh. A.Ş. firmasına verildiğinin bildirildiğini, işbu davaya konu olan hususun, ihalenin davalı firma üzerinde bırakılmasına ilişkin işlem ya da eylem olmadığını, bu nedenle zamanaşımı süresinin 21.12.2017 tarihinden itibaren başlatılmasına olanak bulunmadığını, zira müvekkili şirketin ihaleyi alamadığı için değil, aradan geçen süreçte işbu haksız rekabet olgusunu öğrendiği için görülmekte olan davayı ikame ettiğini, aksi bir durumun, "ihaleyi alamayan şirketlerin, söz konusu ihalelerde kesinlikle haksız rekabet olduğu varsayımdan hareketle dava açmaları gerektiği" yönünde bir çıkarıma yol açacağını, PRAG 2.3.6 maddesi gereğince ihaleyi kazanan firmanın önermiş olduğu marka/model bilgilerinin, Avrupa Komisyonunun ön onayına tabi olup, ticari sır kapsamında değerlendirildiği için ihaleye katılım sağlayan firmalara verilmediğini, davalının haksız rekabete konu eylemlerinin delilleri ile birlikte ortaya konulduğunu, ihale öncesinde müvekkili tarafından ... ... End. ve Tic. A.Ş. firması da dahil birçok firmadan teklif alındığını, ancak ... A.Ş.'nin fiyat teklifinin, rakiplerine oranla çok daha düşük olmasına karşın, teknik şartname hükümlerini tamamıyla karşılamadığı için kullanılmadığını, sonuç olarak ihale öncesinde dahi ihaleye konu ürünü temin edemeyeceğini ... davalı firmanın, bu durumun değişmesi için başvuru yaptığını ve bu başvurusunun reddedilmesine rağmen, yine de ihaleye katılıp teknik anlamda yetersiz ürünü yeterli gibi gösterip daha ... bir teklif vererek ihaleyi kazandığını, diğer bir bakış açısı ile müvekkili şirketin ihaleyi kazanamamasına neden olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin, öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl olduğu, gerek teknik koşullara aykırılık iddiası ile ihaleyi kazanma hakkına tecavüz edilme olgusunun ve gerekse haksız rekabet yönünden dava tarihi itibariyle yasada öngörülen dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de, anılan madde uyarınca haksız rekabete uğrayan kişinin dava hakkını öğrenmesinden kastın, zararın ve failin öğrenilmesi olduğu, zararı öğrenme tarihinin ise zararın niteliği ve esaslı unsurları hakkında yeterli bilgiye sahip olunması olacağı, somut uyuşmazlıkta davacının, dava konusu ihalenin davalı üzerinde kaldığının kendisine tebliğ edildiği 21.12.2017 tarihinde zararı öğrendiğinin kabul edilmesinin kabul edilemeyeceği, davanın 09.09.2019 tarihinde ve 21.12.2017 tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinin içinde açıldığı, kaldı ki somut uyuşmazlıkta tespit talebi de bulunduğu, haksız rekabet fiilinin devam ettiği veya etkilerini devam ettirdiği sürece tespit davasının açılabileceği, dolayısıyla davanın zamanaşımı süresinin geçmediği, diğer yandan davalı tarafça 22.12.2017 tarihli muayene ve kabul tutanağı ile dava konusu işin dava dışı yararlanıcıya teslim edildiği, ihale makamının ürünün teknik şartnameye uygun olup olmadığını denetlediği, tüm aşamaların Avrupa Komisyonunun kontrolü ve onayı ile gerçekleştirildiği, T.C. ... ve Şehircilik Bakanlığının ilgili biriminin mahkemeye hitaben gönderdiği 11.10.2019 tarihli yazıda da; sözleşme kapsamında davalının toplamda 3 adet farklı tipte tekerlekli yükleniciyi sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğinin ve ekipmanlara ilişkin geçici ve kesin kabul işlemlerinin de yapıldığının bildirildiği, dolayısıyla davacının, davalı tarafından teknik anlamda yetersiz ürünün yeterli gibi gösterilip daha ... bir teklif verilerek ihalenin alındığına, böylece kendilerinin ihaleyi kazanmasına engel olunduğuna dair iddialarının ve sonuçta davalının 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri uyarınca herhangi bir haksız rekabet fiilinde bulunduğunun ispatlanamadığı, ayrıca 4054 sayılı Kanun'a aykırılık iddiasına dayalı tazminat talebinde bulunulması için de bu konuda rekabet hukukuna aykırılığın T.C. Rekabet Kurulu tarafından tespit edilmesi koşulunun arandığı, ancak dava konusu olayla ilgili Rekabet Kurulunca verilmiş herhangi bir ihlal kararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince esas hakkında bir inceleme yapılmadan davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş olmasına rağmen, istinaf mahkemesince davanın zamanaşımında reddi doğru görülmediğinden dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekirken esas hakkında karar verildiğini, davalı tarafın haksız rekabete konu olan eylemleri delilleri ile birlikte ortaya konulduğunu, ancak istinaf mahkemesi tarafından araştırılması ve müzekkere yazılması talep edilen hususlar hakkında işlem yapılmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme neticesinde hatalı bir hüküm kurulduğunu, halbuki teknik şartnamede yer ... hususlar ile davalı tarafından teslim edilen ürünler bilirkişiler tarafından test edilip incelendiğinde, cihazların beklenen özellikleri karşılamadığının ve işbu davanın haklılığının ortaya çıkacağını, davalı firmanın teknik şartname hükümlerini tamamıyla karşılamayan ve teknik şartları karşılayan ürünlere oranla çok daha düşük maliyetli ürünler kullanarak ihale kurallarını ihlal ettiğini ve haksız rekabeti sonucunda ihaleyi kazandığını, tüm bu hususların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, aynı ihaleye giren taraflardan davalının, yetersiz ürünü yeterli gibi gösterip daha ... bir teklif vererek davacının ihalede saf dışı kalmasına neden olduğu iddiasına dayalı olarak haksız rekabete neden olunup olunmadığına ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.