SAYISI: İHK-2022/14317

SAYISI: K-2022/7418

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait olan aracın davalıya hafif ticari kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 01.08.2021 tarihli kazada hasara uğradığını, davalının beyan edilen şekilde aracın kullanılmaması gerekçesi ile hasar bedeli taleplerini reddettiğini, ancak aracın kiralanmadığını, şirket sahibi tarafından arkadaşına verildiğini beyanla sonradan artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili talebini 48.738,60 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hasarın teminat kapsamında olmadığını, yapılan araştırmalara göre sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, ayrıca aracın kiralanmış olması şüphesi bulunduğunu, yine aracın beyan dışı kullanımı tespit edilmiş ve bu durum açıkça poliçede istisna kapsamında tutulduğunu, başvurunun dava şartı olduğunu, ilgili başvurunun kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini, aracın rent a car olarak kullanıldığını, taleplerin teminat kapsamı dışında kaldığını, hasar bedelinin objektif şekilde belirlenmesini talep ettiklerini, KDV'den sorumlu olmadıklarını, kabul etmemekle birlikte faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT de belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın genişletilmiş kasko poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, 01.08.2021 tarihli kaza nedeni ile başvurana ait araçta oluşan hasar beledinin tazmin edilip edilmeyeceği, teminat dışı bırakılan hallerin mevcut olup olmadığı hususlarında taraflar arasında çekişme olduğu, hasar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dava konusu araçta 01.08.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile iskontosuz Katma Değer Vergisi (KDV) dahil 52.744,56 TL, hasarın son tüketici iskontolu halinin KDV dahil 48.738,60 TL, tedarik iskontolu halinin ise KDV dahil 43.931,46 TL olduğunun belirlendiği, davacının taleplerini ıslah ettiği, davalının kazanın oluş şekli ve teminat dışı hallerin varlığı halinde bunu somut kanıtlarla ispatlaması gerektiği, davalının aracın kiralık olduğunu beyan ettiği ancak bunu kanıtlamaya yönelik somut delil ibraz etmediği, davalının gerçek zarardan sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun denetime açık olup hasar gören parçaların piyasa koşullarında %10 iskonto ile temininin mümkün olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin KDV'den sorumlu olduğu gerekçesi ile talebin kabulüne ve 48.738,60 TL'nin 19.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, aracın kiralanmış olması nedeniyle ödeme yapılmadığını, hasardan sorumlu olmadıklarını, KDV dahil edilmesinin yerinde olmadığını, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz yürülülebileceğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilebileceğini belirterek hakem kararının kaldırılmasını talep edilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tazminine ilişkin olduğu, davalının karara itiraz ettiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında mani olmadığı, aracın kiralanmış olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu, davalının KDV'den sorumlu olduğu, davacının alacağı haksız fiilden kaynaklanmakta olup, fazlaya dair haklarını saklı tutarak açtığı davada, bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat alacağı yönünden yapılan talep artırım tutarına da temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin yerinde olduğu, başvuran lehine verilen vekalet ücretine yönelik davalı itirazının bulunduğu, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalmamak üzere 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekle davalının bu yöndeki itirazının kabulü ile davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davalının itirazının vekalet ücretine yönelik kısmının kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Aracım Güvende Hafif Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 01.08.2021 tarihinde yaptığı kaza sonucu meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kaza ile ilgili sürücü beyanının alınmış olmasına, olay yerinin terk edildiğine ilişkin ve aracın kiralanmış olduğuna dair delil olmamasına, davalının KDV'den sorumlu olmasına, temerrüt tarihinden itibaren tüm alacağa faiz işletilecek olmasına göre davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.