DAVACILAR:
1- ...
2- ... vekilleri Avukat ...
ESAS DOSYADA
ESAS VE BİRLEŞEN DOSYADA
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi / Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2016/785 E., 2020/387 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların veraset ilamı uyarınca Reyhan Yıldırım'ın mirasçıları olduğunu, müvekkili Deniz Yıldırımın babası ve İngrid'in eşi olan Reyhan Yıldırım'ın 07.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, 03.09.2015 tarihinde Reyhan Yıldırım'ın davalı şirkette Garantör Hayat Sigortası yaptırdığını, oluşan vefat neticesinde bu sigorta poliçesine dayanak olarak müvekkillerinin poliçe teminatını almak üzere davalıya başvuru yaptıklarını, davalı şirketin başvuruyu Reyhan Yıldırımın kronik karaciğer hastalığını belirtmemesi nedeniyle reddettiğini, Reyhan Yıldırım'ın kronik karaciğer hastalığı bulunduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin başvuru tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davacılar vekili; muris Reyhan Yıldırım'ın 07.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, 03.09.2015 tarihinde Reyhan Yıldırım'ın davalı şirkette hayat sigortası yaptırdığını, oluşan vefat neticesinde bu sigorta poliçesine dayanak davacıların sigorta poliçe teminatını almak için davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketin başvuruyu reddettiğini, Reyhan Yıldırım'ın mevcut hastalığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 95.248,00 TL'nin başvuru tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; muris Reyhan Yıldırım'a 2014 yılında kronik karaciğer rahatsızlığı tanısı konulduğunu, ölüm nedeninin karaciğer yetmezliği olduğunu, müteveffanın katılım beyan formu düzenlenirken hastalığını şirketten gizlediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden tüketici olduğu, taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğu, mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, davacıların davalı sigorta şirketlerince davacıların murisleri adına düzenlenmiş olan hayat sigortaları kapsamında teminat bedellerini talep ettikleri, mahkemece ATK 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla nihai olarak ATK Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulundan rapor alındığı, raporda ölümün kronik alkolizm ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, ölüme sebep olan kronik alkolizm hastalığı tanısının 01.07.2011 tarihinde... Hastanesinde konulduğu, tanısı konulan hastalık ile ölüm arasında illiyetin bulunduğu" gerekçesi ile murisin imzaladığı sözleşmelerde beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacıların taleplerinin yerinde olmadığı kanaatiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; muris Reyhan Yıdlırım'a imzalatılan herhangi bir sigorta poliçesinin olmadığını, bu nedenle birleşen dava davalısı Allianz Sigorta A.Ş'nin savunmasının ve adli tıp raporlarının kabul edilmeyeceğini, murisin herhangi bir sağlık beyanı yükümlülüğünün olmadığını, raporda kronik alkolizminden ölümün gerçekleştiği görüşü tıbbi olarak kabul edilse bile dava açısından bu durumun hukuki olayı çözmediğini, davalı Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş.'nin dosyaya sunmuş olduğu sigorta poliçesi başvuru formunda tek tek sayılan hastalıkların açıkça yazılmasına rağmen bu yazılan hastalıklar arasında kronik alkolizm hastalığının bulunmadığını, sözleşmede irade özgürlüğü bulunmadığını, kötü alışkanlıkların sigorta şirketine bildirme yükümlülüğünün olmadığını, davalıya nispi vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...murisin 07.01.2016 tarihinde kronik alkolizm ve gelişen komplikasyonlar nedeniyle vefat ettiği, hükme esas alınan ATK 3. Üst Kurulunun raporuna göre kişinin ölümüne neden olan kronik alkolizm tanısının 01.07.2011 tarihinde... hastanesi tarafından konulduğu, tanısı konulan hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, murisin hastalığını 01.07.2011 tarihinde öğrendiği halde, davalı sigorta şirketi ile 03.09.2015 tarihinde sigorta poliçesini düzenlediği, murisin hastalığı ile ilgili sağlık beyanı bölümüne hayır seçeneğini işaretlemek suretiyle doğru beyanda bulunmadığı, sağlık yönünden beyan yükümlülülğünü ihlal ederek TTK'nun 1435 ve 1439 uncu maddelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin bu poliçeden dolayı davacılara herhangi bir ödemede bulunma yükümlülüğü olmadığı" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davanın davalısı Allianz Sigorta A.Ş. ve sigorta poliçesini oluşturan HSBC Bankasında muris Reyhan Yıldırım'a imzalatılan her hangi bir sigorta poliçesi olmadığını, kronik alkolizm ile ölümün gerçekleştiği görüşü tıbbi olarak doğru kabul edilse bile dava açısından bu durumun hukuki olayı çözmediğini, kronik alkolizm konusunda 01.07.2011 tarihli... Hastanesinde muris Reyhan Yıldırım'a bilgi verilmediğini, davalı Garanti Emeklilik'in dosyaya sunmuş olduğu "Garantör Hayat Sigortası Başvuru Formu" nda tek tek sayılan hastalıklar açıkça yazılmasına rağmen bu yazılan hastalıkların arasında kronik alkolizm şeklinde bir hastalık bulunmadığını, Allianz sigorta poliçesinde murisin hiç imzası olmadığı gibi, Garanti Emeklilik sigorta poliçesi incelendiğinde murise alkolizm ile ilgili hiçbir soru sorulmadığını, sadece kredi çekilirken oluşturulan sigorta sözleşmelerinde; vefat gerçekleştiği taktirde krediyi garanti altına almak için yapılan hayat sigortalarında banka ihtiyacı ve zorlamasıyla sigorta poliçesi oluşturulduğu için söz konusu sözleşmede irade özgürlüğü bulunmadığı için vefat gerçekleştiğinde sigorta bedelini davalıların ödeme zorunluluğu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacıların murisi ile davalı sigorta şirketleri arasında düzenlenen hayat sigortası poliçelerinden kaynaklanan vefat teminatının tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.